| Hepimiz eski güvenilir dostlardan haftayı dostları | Open Subtitles | لقد تلقينا جميعاً رسائل من أصدقاء قدامى موثوق بهم |
| Senden başka güvenilir dostu yok sanıyordum. | Open Subtitles | اعتقدت انه ليس لديه اصدقاء موثوق بهم سواك |
| Bu insanları özellikle sizin için seçtim, hepsi güvenilir. | Open Subtitles | إخترت هؤلاء الناس بالخصوص لأجلك ، جميعهم موثوق بهم |
| Bir düzine de tanık var ve hepsi de güvenilir. | Open Subtitles | لديهم دزينتين من الشهود . و كلهم موثوق بهم |
| Bazen şahitler göründükleri kadar güvenilir değillerdir. | Open Subtitles | أحياناً لا يكونوا الشهود موثوق بهم كما تريدينهم أن يكونوا |
| Önemli değil, demek istediğim, biz burada akıllı, güvenilir ve çalışkan geçici işçiler sağlamakla gurur duyan bir şirketiz, tamam mı? | Open Subtitles | لا يهم النقطة المهمة هنا اننا نفخر بسمعتنا اذكياء و موثوق بهم و عمال مؤقتين دؤبين .. حسنا ؟ |
| güvenilir reklamcılar ve zengin yatırımcılar bulma konusunda. | Open Subtitles | البحث عن معلنين موثوق بهم ومستثمرين أغنياء |
| Eğer size eşlik etmeleri için onlara para ödediyseniz çok da güvenilir tanık değillerdir. | Open Subtitles | ان كنت دفعت من اجل صحبتهم, لن يكونو شهود موثوق بهم. |
| Tabi ki bütün istihbarat güvenilir değildir, | Open Subtitles | بالطبع ليس كل الاستخبارات موثوق بهم |
| güvenilir değiller. | TED | لأنهم غير موثوق بهم. |
| Bir şirket kurmuşlar, çok güvenilir insanlar. | Open Subtitles | مع شركة ، إنهم أناس موثوق بهم |
| Tanıklar güvenilir sayılmaz ve Duke bana yem olarak çıkarıldığını söyledi. | Open Subtitles | ،شاهدو العيان غير موثوق بهم و (دوك) اخبرني أنك كنت مجرد غرسة |