| - Ana olmak zorunda... - Üç Farklı doktora muayene ettirdim. | Open Subtitles | ـ لكنها يجب أن تفعل ـ أحضرت ثلاثة أطباء مُختلفين لرؤيتها |
| Farklı tarafları Farklı sembollere çeviriyorsun ve öbür tarafta çevirisi çıkıyor. | Open Subtitles | عليك أن تدير جانبين مُختلفين لإظهار رمزين مُختلفين، للحصول على الترجمة |
| Eğer Farklı olsaydık, kıskanabilir sinirlenebilir, kırılabilir, nefret tarafından tüketilebilirdik. | Open Subtitles | لو كُنا مُختلفين لحسدنا بعضنا، وغضبنا، وشعرنا بالاستياء، وملئتنا الكراهية |
| Normalde kimse kimseyi gammazlamaz şimdi aynı cinayeti iki Farklı katille anlatan iki Farklı görgü tanığım var. | Open Subtitles | في العادَة لا أحَد يشي بأحَد الآن لديَ شاهدين مُختلفين يتعرّفان على مُشتبهين مُختلفين في نفس الجريمَة |
| Belki hep düşündüğümüzden daha farklıdırlar. | Open Subtitles | ربما هم مُختلفين عن الماهية التى تصورناهم بها. |
| Dünyada kendinizden Farklı bir sürü insan var değil mi? | Open Subtitles | ثمة في الخارج أشخاصٌ آخرين مُختلفين عنكم |
| "Sebebi hakkında hiçbir fikrimiz yoktu. Sırf Farklı olduğumuz içindi." | Open Subtitles | ، أنت لما يكن لديك أدنى فكرة ببساطة لأننا كنّا مُختلفين |
| Sizler birinin Farklı olduğunu belli eden en ufak bir belirtide hemen reçete yazıp bırakıyorsunuz. | Open Subtitles | في اللحظة التي يظهرون فيها ادنى علامة في ان يصبحوا مُختلفين قليلاً، فإنّكم تكتبون لهم وصفةً طبية |
| "Bu geçiş kapısı, evrimin iki Farklı sarmalı arasındaki..." "...köprüye giden bir geçiş bölgesidir." | Open Subtitles | هذا المعبر بمثابة منطقة إنتقالية بين عالمين مُختلفين من النشوء. |
| Farklı insanlar, aynı oyunu Farklı sebeplerden dolayı oynarlar. | Open Subtitles | كما ترون، أناس مُختلفين يلعبون نفس اللعبة لأسباب مُختلفة. |
| Neredeyse iki Farklı kişi tarafından gerçekleştirilmiş gibi. | Open Subtitles | مُتناسق ودقيق. تقريباً كما لو أنّ الأمر نُفذ بواسطة شخصين مُختلفين. |
| Farklı dünyalardan geldiklerini ve bunu beklememiz gerektiğini söyledin. | Open Subtitles | قلت أنّهما من عالمين مُختلفين وأنّه كان علينا توقع ذلك. |
| Bunlar Farklı toplumlardan geliyor, sadece iki Farklı balina değil. | Open Subtitles | هذه دول مُختلِفة. إنهُم ليسوا مُجرد حيتانين مُختلفين. |
| Tüm bu aile üyeleri Farklı hastanelere gitmiş Farklı sigorta şirketleri, Farklı doktorlar. | Open Subtitles | كل واحد من أعضاء تلك الأُسر كان بـ ـمشفي مُختلف بصحبه تأمين مُختلف و أطباء مُختلفين |
| Farklı olduğumuzu düşünmeyi yeğlersin zira ben bir halayığı cezalandırabilirken sen yapamazsın. | Open Subtitles | أنتِ تُفضّلين أن تعتقدي أنّنا مُختلفين لأنّني قمت بمعاقبة تلك العبدة وأنّكِ لن تفعل ذات الأمر |
| Bu adamın bilinen bir suç bağlantısı yok buna rağmen iki haftada iki Farklı katil kiralamayı başardı. | Open Subtitles | الآن هو ليس لديه أي جرائم تُدينه ولكن تمكن من استئجار قاتلين مُختلفين خلال أسبوعين |
| Sanırım iki Farklı profille karşı karşıyayız. | Open Subtitles | أعتقدُ أننا نتعامل مع تحليلين مُختلفين, |
| Zaten onlara Farklı isimler de vermişlerdi: 957 ve 561. | Open Subtitles | بالواقع, لقد أطلقوا عليهما إسمين مُختلفين, "957", و"561". |
| Aynı kesim, Farklı model. | Open Subtitles | نفس التطريز لكن مُختلفين النمط. |
| Belki de vampirler gerçektir. Sadece düşündüğümüzden daha farklıdırlar. | Open Subtitles | ربما مصاصين الدماء مُختلفين عن الماهية التى نعتقدهم بها. |