| dövüş, biri, terk edinceye, ya da devam edemez oluncaya, kadar sürer. | Open Subtitles | القتال مُستمر حتّى يستسلم أحدكم أو يكون غير قادر على الإستمرار |
| Fazlasıyla meşgul olmasına rağmen... hala karşılık vermeye devam ediyor. | Open Subtitles | وبقدر ما هو مشغول، وبقدر ما يحمل من أعباء على عاتقه، فلا يزال مُستمر فى العطاء. |
| Yaratılışın devam ettiği fikri yeni bir fikir gibi. | Open Subtitles | فكرة أنَّ الخلق مُستمر تبدو كَفكرة جديدة |
| Bottaki durum ise rahatsız kompressör ve arap saçına dönmüş hortumlar sürekli dikkat gerektiriyor. | Open Subtitles | بالعودة الى القارب، الضاغط المُضطرب وشبكة الانابيب الاسوأ على الاطلاق تحتاج الى إنتباهٍ مُستمر |
| Ama ama tur sırasındaki okumalarda yani hepsinde katılımcılar sürekli azalıyordu. | Open Subtitles | لكنالقُراءفي الجولة.. أقصد، أنّهم .. أنّهم كانوا بِتناقص مُستمر. |
| Ne kadarına sahip olduğun önemli değil, sürekli değişir. | Open Subtitles | بغض النظر عن مقدار ما تملكينه . أنه يتغير بشكل مُستمر |
| Oh. Beni şaşırtmaya devam ediyorsun. | Open Subtitles | انت ماذلت مُستمر بادهاشي سيد بروجندي |
| Garry, bana bilgi vermeye devam et. | Open Subtitles | جاري" , أريد مِنكَ أن تستمر بإطلاعي بشكل مُستمر |
| devam ediyor. Ve işte sayı geldi. | Open Subtitles | فقط مُستمر بالتوغل، هكذا يسير الـأمر. |
| Programa karşı, devam eden bir tehdit var. | Open Subtitles | هُناك تهديد مُستمر على البرنامج |
| Bu ne kadardır devam ediyor? | Open Subtitles | مُنذ متى مُستمر هذا؟ |
| devam eden bir soruşturmanın ortasında yorum yapacak değilim ama size şunu diyeyim NOPD, meselenin aslını öğrenmek için yetkisi dahilinde her şeyi yapacaktır. | Open Subtitles | لن أقوم بالتعليق في خضمِ تحقيق ما زال مُستمر. لكنّي سأقول لكِ أن شرطة (نيو أورليانز) ستقوم بكل ما بوسعها ، لتحل هذا الأمر. |
| Ve sürekli sürekli istemeye devam etti. | Open Subtitles | و هو مُستمر بالأخذ |
| Sıcaklığı sürekli yükseltiyorum ama ev hep soğuk oluyor. | Open Subtitles | و أنا بشكل مُستمر أشعل المدفئة لكن المنزل دائما بارد للغاية. |
| Siber uzay, geçitlerden oluşan bir galaksi gibi, sürekli veri akışı var. | Open Subtitles | الفضاء السيبراني مثل ممرات المجرّه، بشكل مُستمر يُحرِك تيار من المعلومات. |
| Bense insanlığın çevreyi sürekli kirletmesi sonucu oluşmuş biriyim! | Open Subtitles | أنا تكونت من تيار تلوث مُستمر .كُنتم أيها البشر تُعانون منهُ |
| Hayatın kıymetinin sürekli bir hatırlatıcısı olduğu için. | Open Subtitles | إنها تذكير مُستمر لقيمة الحياة. |
| Dört sesli bir koro muhteşem dizeler sürekli bas. | Open Subtitles | جوقة من أربعة أصوات وتريات باص مُستمر |
| sürekli bize hep daha iyi yapabilirim diye umut verir. | Open Subtitles | و هو بشكلٍ مُستمر يمنحنا الأمل |
| Artık Scientologistler para vermek için sürekli yoğun baskı altındalar. | Open Subtitles | الساينتولوجيون الآن تحت ضغطٍ شديد بشكلٍ مُستمر... لتسليم النقود. |
| Selçuklular durmaksızın sınırlarımızı ihlal ediyor. | Open Subtitles | .أن السلاجقة ينتهكون حدودنا بشكل مُستمر |