| - Belli tür kızların. - Karşınızda son bakire gelin. | Open Subtitles | ـ لنوع مُعين من الفتيات ـ قابلوا العروسة العذراء الأخيرة |
| Eğer bir uygarlık Belli bir gelişim düzeyine gelmişse, ilk teması kişisel olarak kurmayız. | Open Subtitles | عندما تصل الحضارة إلى مستوى مُعين من التنمية، لا نقم بالأمر بأنفسنا |
| Paranın belirli bir bankaya yatırılmasını istedikleri yazıyor. | Open Subtitles | و يقولون بأنهم يُريدون أن يودع المال في حساب بنكي مُعين |
| Belki de belirli bir gün ve saatte kalmasını istiyorlardır. | Open Subtitles | ربما رغِبوا بأن يوقفوها على وقتً وتأريخً مُعين |
| Bunu özel bir iltifat olarak kabul edeceğim. | Open Subtitles | حسناً . كما تعلم .. أعتقد أن ذلك تقدير مُعين |
| Bir arkadaşımız, koleksiyonunuzda özel bir cildi bulabileceğimizi söyledi. | Open Subtitles | أحدّ أصدقائنا أخبرنا أننا ربُما نجد كتاب مُعين بمجموعة كُتبِكم. |
| Bence her insanın hayatında Belli sayıda deniz feneri görme şansı oluyor. | Open Subtitles | بدأت أعتقد أن لكل شخص نصيب مُعين في المنارات طوال حياته |
| İnsanlar kırmızı pelerini gördükleri zaman, Belli birisini görmeyi umuyorlar. | Open Subtitles | حين يرى الناس العباءة الحمراء يتوقعونَ رؤية شخص مُعين. |
| Kadınlar Belli bir yaşa gelince, libidoları zıplar ve oldukça cömertleşirler. | Open Subtitles | حسناً، عندما تصل النساء سن مُعين غرائزهم الجنسية ترتفع فجأة ويميلون إلى أن يكونوا... كريمين جداً |
| Kadınların Belli değişimlerden geçtiğini anlıyorsundur. | Open Subtitles | أنت تُدرك بأن المرأة تمرُ... بتغييرٍ مُعين |
| ♪ Bu kadar basit olduğunu fark etmemiştim. ♪ ♪ Ama sen nasıl yapılacağına dair harika bir örnek gösterdin ♪ ♪ Tek yapmaları gereken ♪ ♪ Belli bir noktada durup ♪ | Open Subtitles | لم أكن أدرك أن الأمر سهل للغاية و لكنك عرضت مثال رائع عن كيف يمكن أن يحدث هذا كل ما يجب أن تفعله هو أن تصلي في مكانا مُعين لنسخة مُعينة من إلة مُعين |
| Bunun nedeni ise siz daha güçlü oldukça kasın kasılması için beyinden gelen bu sinir sinyal dönüşümünün Belli bir miktar ağırlığı kaldırmak için daha az tekrarlanması gerekmesi. | TED | ذلك لأنك تُصبح أقوى مع مرور الوقت، كلما تكررت عدد المرات التي يُرسل فيها المخ إشارات لكيّ تنقبض العضلات لرفع وزن مُعين . |
| Aklınızda belirli biri varmış gibi geldi nedense. | Open Subtitles | لماذا ينتابني شعور أنك تتحدث عن شخص مُعين ؟ |
| Her sene belirli bir miktarda randevu yapıyorsunuz. | Open Subtitles | تضمن لك عدّد مُعين من المواعدة في العام |
| Mermerleri belirli bir düzen içinde hareket ettiriyorsun... | Open Subtitles | تقوم بتحريك الكرات في نمط مُعين |
| belirli bir sebebi yok. | Open Subtitles | .ليس لسببٍ مُعين |
| Aradığınız belirli bir şey var mı? | Open Subtitles | -لن أبقى طويلًا هل تبحث عن شيء مُعين |
| Tanrı'nın, onu özel bir zamanda özel bir görev için seçtiğine inanıyor. | Open Subtitles | هو يصدق أن الإله يناديه ليعمل مهمة خاصة في وقت مُعين. |
| özel bir şeye mi bakıyorsunuz? | Open Subtitles | أتبحثين عن شئ مُعين ؟ |
| Eğer kasadaki özel bir şeyi hedef aldıysalar mutsuz bir müşteri ya da iş ortağı olabilir. | Open Subtitles | لأنه إن قاموا بتحديد شيء مُعين فى خزانتك... ربما قد يكونوا بعض الموظفين المُستائينأوشُركاءعمل ، |
| İlgilendiğiniz özel bir kitap var mı? | Open Subtitles | هل هناك عنوان مُعين يُهمك؟ |