| Kardeşim ölene kadar, Sadece kendi şarabımı içeceğime yemin ettim. | Open Subtitles | منذ مات أخي نذرت ألا أشرب إلا خمري الخاص |
| Sonra bunun hakkında yazarak yalnızlığa ve teselliye yemin ettim. | Open Subtitles | و ثم نذرت نفسي للعزلة و العزاء بالكتابة عنه |
| Ondan her şeyini, sevdiği her şeyi koparıp alacağıma dair yemin ettim. | Open Subtitles | نذرت له بأن أجرّده من كلّ شيء وكلّ امرئ يحبّه. |
| Söylentiler doğru. Bakire kalmaya ant içmiş. | Open Subtitles | الشّائعات حقيقية، لقد نذرت الحفاظ على عذريّتها |
| Hayatının geri kalanını harcamak için ant içtiğin kadından vazgeçtin az önce. | Open Subtitles | اذا انتهى الامر لقد تخليت عنها ببساطه لقد نذرت بأن تقضي حياتك معها |
| Allah biliyor, buraya gelirken 100 Rial vermek için adak adadım. | Open Subtitles | الله وحده يعلم ، ونحن في طريقنا الى هنا نذرت أن اتصدق بمئه |
| Sonra da kendime söz verdim seni bulacağıma ve hiçbir şeyin beni durduramayacağına. | Open Subtitles | لذا، نذرت هناك بأنني سأجدك ولا شيء سيمنعني |
| Bir daha asla içmemeye yemin ettiğim geceydi. Pek uzun sürmemiş. | Open Subtitles | إنها تلك الليلة التي نذرت بأني لن أشرب ثانيةً |
| Bu eve ayak bastığımda, sizin mutlu olmanız için bir yemin ettim. | Open Subtitles | لقد نذرت ان ابقيك سعيدا عندما دخلت هذا البيت |
| Bir daha âşık olmamaya, çocuk sahibi olmamaya yemin ettim. | Open Subtitles | لذا نذرت ألّا أحبّ أبدًا، وألّا أنجب طفلًا. |
| Kusura bakma. İşin ucunda çok fazla şey var. Ailemi kurtarmak için yemin ettim ama onları hayal kırıklığına uğratıyorum. | Open Subtitles | أعتذر، إنما المجازفة مستطيرة، نذرت إنقاذ أسرتي، لكني أخذلهما |
| İşimi sıfırdan kurarken bütün ailemi sağ salim getireceğime yemin ettim. | Open Subtitles | نذرت للتأكد أن كل عضو واحد من عائلتي جعل من خلال بينما كنت بناء عملي من الصفر. |
| Allison olduğun günden beri seni hayatım pahasına korumaya yemin ettim. | Open Subtitles | من اليوم الذي أصبح أليسون، نذرت لحمايتك مع حياتي. |
| Superman Lex'i hapse attığında, ailemin şirketini geri almaya yemin ettim. | Open Subtitles | عندما سوبرمان وضع ليكس في السجن، نذرت لاستعادة شركة عائلتي. |
| Gerçek olduğunu anlayınca, ne sana ne de başkasına dokunmayacağıma dair yemin ettim. | Open Subtitles | أتضح لي بأنه صحيح لذلك نذرت على نفسي بأن لا أتحرش بك أو أن أسمح لأي شخص ! آخر أن يتحرش بك |
| Kararımdan asla pişman olmayacağıma yemin ettim. | Open Subtitles | لقد نذرت أن لا أندم على قراراتي |
| Bir daha eline silah almayacağına dair Tanrı'ya ant içtiğini biliyorum. | Open Subtitles | أعلم أنك نذرت الله بعدم رفع سلاح مجدداً |
| Bu yüzden bir şeyler yapmak için ant içtim. Sadece kendim ve Wayward Pines halkı için değil. | Open Subtitles | "لذا، نذرت بالقيام بشيء حيال ذلك، ليس من أجلي ومن أجل سكان (وايورد باينز) فحسب" |
| Annem niçin adak adadı, biliyor musun? | Open Subtitles | هل تعلمين لم نذرت أمي هذا النذر؟ |
| Hayatımı bu ülkenin özgürlüğüne adadım. | Open Subtitles | لقد نذرت حياتى لحرية هذا البلد |
| Çocuklarım uğruna, bizi izleyen bütün dünyaya başarısızlıkla anılan biri olmayacağıma dair söz verdim. | Open Subtitles | أنا نذرت عهداً للعالم الذي يري، ومن أجل أطفالي أنني لن أُنادي بـ"الفشل". |
| Mutlaka onu kaybetmeyeceğim, ve istediği her şeyi yapacağım işte yemin ettiğim şey bu. | Open Subtitles | بالتأكيد لن أخسرها و سأفعل كل ما تريده هذا ما نذرت به نفسي |