| Bir nezle salgınını hatırlıyorum, bir günde Yarım düzine çocuğu kaybetmiştik. | Open Subtitles | أنذكر وباء الانفلونزا لقد فقدنا نصف دزينة اطفال في ذاك اليوم |
| Evet, en azından Yarım düzine üst seviye suikast yaptığından şüpheleniliyor. | Open Subtitles | أجل، إنه مشتبه به في نصف دزينة من الإغتيالات عالية المستوى. |
| Yarım düzine sahte kimlik ve eşleşen kartvizit var burada. | Open Subtitles | لديه نصف دزينة من الهويات المُزيفة مع تطابق لبطاقات العمل |
| Hayır, sadece Yarım düzine. Fakat buraya doğru geliyor! | Open Subtitles | لا ولكن نصف دزينة منهم ولكنهم قادمون الي هنا |
| Ama onlar geldikçe, o uzaklaşıyor ve Yarım düzine taliplisini onu takip etmeye zorluyor. | Open Subtitles | لكن بينما يقومون بذلك، تسبح مولية الأدبار، مُكرهةً المُتقدمين إليها البالغ عددهم نصف دزينة أو ما يقارب للّحاق بها. |
| - Bu amelyatlardan kaç tane yaptınız? Belki de Yarım düzine kadar. Ve eğer bir arama izni getirirseniz, hastalarımın isimlerini veririm. | Open Subtitles | ربما نصف دزينة و إن حصلت على مذكرة رسمية |
| Ha, bir de beynini delik deşik etmek için mevkilenmiş Yarım düzine keskin nişancıyı da farkedebilirsin. | Open Subtitles | أوه, وقد تلاحظ كذلك نصف دزينة القناصين الذين ينتظرون تهوية عش الحشرات في رأسك |
| Çalışmaktan bitkin düşmüştüm. Yarım düzine davaya aynı anda bakıyordum. | Open Subtitles | كنتُ منهكاً، وأحمل على عاتقي نصف دزينة من القضايا دفعة واحدة |
| Adam bize Yarım düzine ölümün sebebiyim dedi. | Open Subtitles | هذا الرجل أعطانا للتو نصف دزينة جرائم ما المشكلة؟ |
| Fakat erkekler geldikçe, o uzaklaşıyor ve yaklaşık Yarım düzine talibini onu takip etmeye zorluyor. | Open Subtitles | لكن بينما يقومون بذلك، تسبح مولية الأدبار، مُكرهةً المُتقدمين إليها البالغ عددهم نصف دزينة أو ما يقارب للّحاق بها. |
| Tekerleklerini kesmesinler diye Yarım düzine sürtükle konuştum. | Open Subtitles | لقد تحدثتُ مع نصف دزينة من الفتيات الوقحات لأجلك |
| Tekerleklerini kesmesinler diye Yarım düzine fahişeyle konuştum! | Open Subtitles | لقد تحدثتُ مع نصف دزينة من الفتيات الوقحات لأجلك |
| Aradığımız özelliklere uyan Yarım düzine isim var. | Open Subtitles | حصلت على نصف دزينة من الأسماء كأسماء محتمله |
| - Yarım düzine davayı başka yöne çevirdin de ne oldu? | Open Subtitles | أنت قد ادرات بالفعل نصف دزينة من الحالات وأين أنت؟ |
| Keşke daha iyi olsaydı.Belki de kimin olduğunu bulamayacağımız Yarım düzine kadar ayak izi buldum. | Open Subtitles | أتمنّى بأنّني كنت. لديّ حوالي نصف دزينة علامات جرّ من الأحذية التي ما زالت بدون أسم |
| Bay Sherman, bu teypte aynı şeyi anlatan Yarım düzine adam var. | Open Subtitles | هناك نصف دزينة رجال على الشريط يؤكدون القصة |
| Bu Yarım düzine aile içi şiddet çağrısı olan birisi için, oldukça büyük konuşma. | Open Subtitles | ذلك كلام كبير جدّاً لشخص لديّه نصف دزينة مكالمة للعنف المنزلي |
| Güvenlik kayıtlarını tekrar inceledim ve Yarım düzine insanın tarafınızdan yaralanmasına kolayca engel olmuşum. | Open Subtitles | الآن لقد قمت بإعادة مشاهدة شريط الأمن، ولقد منعت ببساطة إصابة نصف دزينة من الأشخاص. |
| Evet, telesekreterimde Yarım düzine ağız kalabalığı var. | Open Subtitles | أجل، لديّ نصف دزينة ألفاظ على بريدي الصوتي |
| Bay Schmidt, burada seni küçük parçalara ayırabileceğim en azından Yarım düzine şey var ve tozunla da burnumu pudralarım. | Open Subtitles | سيد شميدت ، هناك على الأقل نصف دزينة من الأشياء هنا و التي تمكنني من تفجيرك لقطع صغيرة و سأضع الغبار كبودرة لأنفي |