| Doğrudan gözümün içine baktı ve kaçtı. | Open Subtitles | قبــل الإنفجــار مبــاشرة نظر في عينـــي ثم هـــرب |
| Baban gözlerimin içine baktı ve sakin bir şekilde beni bir daha asla görmek istemediğini söyledi. | Open Subtitles | أباكَ نظر في عينيّ وقال لي بهدوء أنه لا يريد أن يراني مجدداً |
| Jones gözümün içine baktı ve "Onları bıraktığım zaman ağladılar." dedi. | Open Subtitles | لقد نظر في عيني مباشرةً و قال "إنّهما بكيتا حين تركتهما" |
| İlk bir iki gün aynaya baktı ve gördüğü şey çok hoşuna gitti. | Open Subtitles | و أول أو ثاني يوم نظر في المرآة كان سعيدًا جدًا بما رأه |
| Bak, onu getirmeye çalıştım ama kaşıyla, gözüyle ve o küçük kel kafasıyla bana öyle bir baktı ki. | Open Subtitles | انظري ، انا حاولت أن اجعله يذهب ولكنه نظر في وجهي بتلك العينين و الحاجبين و رأسه الأصلع |
| Beni hiç tanımıyormuş gibi gözlerimin içine baktı arkasını döndü ve kendi canını kurtardı. | Open Subtitles | نظر في عينيّ وكأنّه لا يعرفني، ثم أعطاني ظهره، وأنقذ نفسه. |
| Durumunu incelediğimde, artık onun için yapılabilecek hiçbir şeyin kalmadığını farkettim, ve diğer bir çok olayda olduğu gibi, gözlerimin içine baktı ve o soruyu sordu: - Ölecek miyim? | TED | و بينما اقيم حالته ادركت انه لا يوجد شئ استطيع فعله له و كحالات كثيرة اخري, نظر في عيني و سألني هذا السؤال:"هل سأموت؟" |
| Gözlerinin içine baktı ve anladı ki, katil o idi. | Open Subtitles | نظر في عينيه وعرف أنه هو الجاني |
| Durup gözlerimin içine baktı ve küçük ağzını açtı. | Open Subtitles | توقف و نظر في عيني و فتح فمه الصغير |
| Taşra köylüsü gözlerimin içine baktı, ve eridi. | Open Subtitles | الفتى المحلي نظر في عينيا و رمش |
| Orospu çocuğu gözlerimin içine baktı ve beni vurdu. | Open Subtitles | ابن العاهرة نظر في عيني واطلق علي |
| Defibrilatör pedlerini göğsüne yerleştirdiğimde, az sonra olacaklara hazırlanırken, gözlerimin içine baktı ve: " Keşke bencillik yapmak yerine çocuklarım ve torunlarım ile daha çok vakit geçirseydim" dedi. | TED | و بينما اضع جهاز الصدمة الكهربائية علي صدره و استعد لما سيحدث نظر في عيني و قال "اتمني لو انني امضيت وقت اكثر مع اولادي و احفادي" بدلاً من ان اكون اناني في وقتي |
| Aslında Harold'ın gözlerinin içine baktı ve basitçe şunu söyledi: | Open Subtitles | في الواقع نظر في عيني :هارولد) و قال بصراحة) |
| İki yıl gözümün içine baktı. | Open Subtitles | لقد نظر في عيني لعامين |
| Ama o bunları diyenlerin gözlerinin içine baktı, ve ne dedi biliyor musunuz? | Open Subtitles | ولكنه نظر في عيونهم |
| Aynaya baktı ve söyledi, "Şeker Adam, Şeker Adam, Şeker Adam..." | Open Subtitles | نظر في المرآة، وقال , "رجل الحلوى، رجل الحلوى، رجل الحلوى |
| Şeytan gözlerine bir baktı mı bütün kötülüklerden arınır. | Open Subtitles | لايمكنكِمنعمسارالشر .. إذا نظر في عينيكِ ... . |