| Bir de "Anladık, senden kralı yok" edalarında. | Open Subtitles | كأننا نفهم ذلك يا صاح أنتَ شخصٌ رائع |
| Hepimiz bunu Anladık. | Open Subtitles | نحن كلنا نفهم ذلك. |
| Anladık anne. | Open Subtitles | نفهم ذلك أمي ، لديكِ تابعون |
| Anladım. Tedavi edilmemişken kızımı ısırdı. Anlıyoruz tatlım. | Open Subtitles | أعلم ، هو الذي قتلها في فترة قبل العلاج نحن نفهم ذلك عزيزتي. |
| Şef Anlıyoruz ama bu aile her şeyini kaybetti. | Open Subtitles | أيّها القائد , نحن نفهم ذلك , لكن هذه العائلة لقد فقدوا للتو كل شيء |
| Bir devlet görevlisinden gelen verileri içeren sayfalarca evraka inanmayız, bunu anlayabiliyorum, sanırım hepimiz Anlıyoruz. | TED | لا نؤمن بحزمة من الأوراق من مصدر رسمي حكومي يعطينا معلومات , وأنا أتفهم ذلك , أعتقد إننا كلنا نفهم ذلك . |
| Anladık, Charlotte. | Open Subtitles | نفهم ذلك , يا شارلوت |
| -Evet, Anladık. -Ohh. | Open Subtitles | . حسناً , نفهم ذلك |
| Anladık Arthur, tamam mı? | Open Subtitles | ما يعني أن "دياد" قريبة منك. نفهم ذلك يا (آرت)، حسناً؟ |
| - Bunu Anladık Sayın Yargıç. | Open Subtitles | نفهم ذلك سيادتك |
| - Anladık. - Oldu. | Open Subtitles | . نحن نفهم ذلك - . صحيح - |
| - Anladık, Remy. | Open Subtitles | -نحن نفهم ذلك ، نعم |
| Evet, sanırım o kadarını Anladık Rosalie. | Open Subtitles | أجل, أعتقد أننا نفهم ذلك (روزلي). |
| - Evet Anladık. | Open Subtitles | -أجل، نفهم ذلك . |
| Şimdi problemi yavaş yavaş Anlıyoruz. | TED | بدأنا نفهم ذلك حاليا |
| Evet, bunu Anlıyoruz. Biz oldukça zekiyiz. | Open Subtitles | نعم, نحن نفهم ذلك, |
| Sizi Anlıyoruz, Bay Meek. | Open Subtitles | نفهم ذلك يا سيد مييك. |
| Ona çok kızmışsın, Anlıyoruz. | Open Subtitles | -بربّك يا (جيف). كنت منزعجاً منه، نفهم ذلك |
| Anlıyoruz, Sayın Yargıç ama o isimler olmadan... | Open Subtitles | نفهم ذلك لكن بلا الأسماء |
| Sorun değil Noah, Anlıyoruz. Oradan söyleyebilirsin. | Open Subtitles | حسنا, (نوح) نفهم ذلك يمكنك قول ذلك من هناك |
| - Tabii, Anlıyoruz. | Open Subtitles | لا, بالتأكيد نفهم ذلك |