| Bisikletçi grubu vardı. Eğer istemiyorsan bunu yapmak zorunda değiliz. | Open Subtitles | تعلم أنّكَ لستَ مضطرّاً لفعل هذا إن لم تكن تريد. |
| Akciğerine kan toplanıyor ve bunu durduracağım bir sik yok burada. | Open Subtitles | الدم يدخل رئتاه وسيملائها وتبا لكل هذا إن لم أستطع إيقافه |
| Eğer tanım vermezseniz bunu yapamazsınız. | TED | أنتم لا تستطيعون فعل هذا إن لم تعطوا تعريف |
| Eğer bunu yapmazsan, kasaba iki haftada belsoğukluğundan kırılır. | Open Subtitles | إن لم تفعل ذلك، البلدة سوف تمرض خلال أسبوعين، هذا إن لم تمرض بالفعل. |
| Mesleğini icra eden insanlar olarak, hepimiz ve herbirimiz, mümkünse olağan dışı, ama değilse olağan kahramanlar olmaya gayret göstermeliyiz. | TED | وكممارسين، يجب على كل فردٍ منا أن يسعى ليصبح بطلاً طبيعيًا، هذا إن لم يكن بطلاً خارقًا. |
| Doğru değilse bunu neden söyledi ki? | Open Subtitles | لمَ قد يقول هذا إن لم يكن أمر حقيقي؟ |
| Böyle olacağını tahmin etmeseydim bunu yapmazdım zaten. | Open Subtitles | لما كنت سأفعل هذا إن لم أعتقد أنه هذا ممكناً |
| Dün akşamki münasebetsiz çıkışımı affetmezseniz bunu hakederim. | Open Subtitles | أستحق هذا إن لم تسامحيني على وقاحتي الفظيعة ليلة أمس |
| bunu yapmak zorunda olmasan yapmayacağını da. | Open Subtitles | وأعرف بأنك لن تفعل هذا إن لم تكن مضطراً لذلك |
| bunu en iyi olduklarını iddia ederek yaparlar ve hastaları bize gelemezken bunu yapamazlar. | Open Subtitles | يفعلون ذلك بإدعاء أنّهم الأفضل ولن يتمكّنوا من عمل هذا إن لم يتمكّن مرضاهم من المجيء إلينا |
| bunu annenizin tarafından mı aldınız? | Open Subtitles | هذا إن لم أكن مخطئاً بشأن لكنتكِ أهذا من جانب عائلة والدتكِ؟ |
| Canımın içi, yemin ederim eğer ciddi olmasaydı bunu yapmazdım. | Open Subtitles | عزيزتي، أقسم بأني لن أفعل هذا إن لم يكن الأمر جادّاً |
| Eğer sorun olacaksa bunu yapmak istemem. | Open Subtitles | أنا حقا لا أريد فعل هذا إن لم تكوني موافقة |
| Önemli bir durum olmasaydı bunu senden istemezdik biliyorsun. | Open Subtitles | أنت تعلمين أنه من المستحيل أن أطلب منك أن تقومي بشيءٍ مثل هذا إن لم يكن مُهمًا. |
| Aslında daha önce bunu geri planda Iron Maiden çalmazken hiç yapmadım, ama gene de deneyeceğim. | Open Subtitles | إنّني بالحقيقة لم أفعل هذا إن لم تكون هنالك أغنية شغالة بالخلفيّة. لكنّني سأحاول.. |
| Aile olarak gördüğüm biri için olmasa bunu senden istemezdim. | Open Subtitles | لم أكن لأطلب هذا إن لم يكن من أجل شخص أعتبره من العائلة. |
| Yaptıklarımı kimse görmek istemezken bunu nasıl yapabilirim? | Open Subtitles | كيف يمكنني فعل هذا إن لم يكن بمقدور أحد رؤية عملي؟ |
| Buradan çok sıkıldım ve işime burnumu sokmasaydın sana da bunu aynen söylerdim. | Open Subtitles | ضقت ذرعًا من هذا المكان، وكنت لأقول لك هذا إن لم تتدخل في شؤوني مرّة أخرى. |
| Aynen. Bir gazi değilse tabii. | Open Subtitles | "تماماً، هذا إن لم يشارك بنفسه في الحرب" |
| Miden hassas değilse tabii. | Open Subtitles | هذا إن لم تكوني سريعة الغثيان. |