| Philip Amca, o aradıkları adam olmalı! | Open Subtitles | العم فيليب، هو يجب أن يكون الرجل هم يبحثون عنهم. |
| Neredeyse. Ama Simms'in bir kasa hırsızı olduğunu biliyoruz. Kasaların peşinde olmalı. | Open Subtitles | تماماً، لكننا نعلم أن سيمز لص خزائن، هو يجب أن يكون خلف الخزائن |
| Olay hareketle sınırlı değil, ayrıca tek bir yönde olmalı. | Open Subtitles | هي ليست فقط حركة؛ هو يجب أن يكون في إتّجاه واحد. |
| Bilmem ama hâlâ binanın içinde olmalı. | Open Subtitles | آي لا يعرف. هو يجب أن ما زال يكون في البناية. |
| O kadar benzer ki kan bağı olan birisinden olmalı. | Open Subtitles | هو مماثل جدا بحيث هو يجب أن يكون من قريب الدم. |
| - Pavayne bunun yarısı kadar bile kötüyse yüzyıllar önce cehennemde kestanelerini pişirmiş olmalı. | Open Subtitles | لكن إذا كان بافاين نِصْفِ سيئ كما يبدو هو يجب أن يتحُمّصَ في الجحيم منذ قرون |
| Bir kanserli çocuk aradığın zaman, ...umutsuz olmalı. | Open Subtitles | عندما أنت تنظر ل طفل السرطان، هو يجب أن يكون يائس. |
| Küçük bir süs balığı olmalı ağzı kilitlenebilen bir poşette taşıdığı- ...umutsuz. | Open Subtitles | هو يجب أن يكون عنده سمك ذهبي محبوب إلى حد ما في حقيبة جلدية يائس. |
| Seviyor olmalı, yoksa neden bu onda olsun ki? | Open Subtitles | هو يجب أن عمل، ما عدا ذلك لماذا سيكون عنده؟ |
| Savaşa hazır olmalı. Yoksa kendini ve tüm dünyayı kaybeder. | Open Subtitles | هو يجب أن يقف بالسلاح أو يخسر نفسه وهذا العالم معه |
| Tüm odanın en önemli parçası olmalı. | Open Subtitles | هو يجب أن يكون القطعة الأساسية للغرفة كلها |
| Çok gururlanıyor olmalı. | Open Subtitles | هذا شيء جيد . هو يجب أن يكون جدا , جدا فخور |
| Bence adam şurada bir yerde olmalı. | Open Subtitles | حسناً هو يجب أن يكون، كما تعلم, بالاسفل هناك |
| Bir anlamı olmalı. Sevginin anlamı var, evet. | Open Subtitles | ـ هو يجب أن يعني شيئاً ـ الحب له معنى، أجل، لكن المصلحة الإجتماعية |
| Yapabileceğim Bir Şeyler olmalı. | Open Subtitles | هو يجب أن يكون هناك شيء ما يمكنني القيام به. |
| Tamam, bu dünyadaki kafası en karışmış bilim insanı olmalı. | Open Subtitles | حسنا، وهذا هو يجب أن يكون للعالم أكثر الخلط في العالم. |
| O biri olmalı Damla yapmak için. | Open Subtitles | هو يجب أن يكون الشخص الذي يقوم بالتوصيل. |
| Hep böyle olmalı Tarzan. | Open Subtitles | ذلك الطريق هو يجب أن يكون، ترازان. |
| Onu iki kez gördüm, o olmalı. | Open Subtitles | رأيته مرتين، هو يجب أن يكون ه. |
| Düzenli bir tedavi görüyor olmalı, Mulder. | Open Subtitles | هو يجب أن يحتاج نظامي المعالجة، مولدر. |