| Herschel'in deneyinde renk ve ısı arasındaki ilişki test ediliyordu. | Open Subtitles | وفي تجربة هيرشيل كانت العلاقة بين اللون والحرارة يتم فحصها |
| Toplanan organlara gıda, ısı ve en önemlisi daha direkt güç lazım. | Open Subtitles | الآن، الأعضاء المجمعة يجب أن تحصل على المواد المغذية والحرارة الملائمة وبالتأكيد قوة مباشرة أكبرى |
| Eski kaşifler haritaların dışındaki bölgelere yelken açtılar, ve bilinen zaman Ve sıcaklık kurallarının askıya alındığı bir bölgeyle karşılaştılar. | TED | ولكن المستكشفون الاوائل قاموا بعبور حدود الممكن لكي يجدوا مكاناً تكون فيه قواعد الوقت .. والحرارة شبه متوقفة وعاجزة |
| Demir yoğunluğu Ve sıcaklık profilleri, hepsi tutarlı. | Open Subtitles | تركيز الحديد, مقياس الكثافة والحرارة ثابتة كلها. |
| Ve bizim göremediğimiz kısım; çünkü o kadar yoğun ve Sıcak ki, ışık dahi kaçamaz. | TED | وهناك جزء من الكون لا نستطيع رؤيته لإنه من الكثافة والحرارة حتى إن النور لا يتطاير منه. |
| Çok Sıcak olursa? | Open Subtitles | ونضع رذاذ شعر إضافي في شعر كل شخص والحرارة العالية؟ |
| Oksijen soluyorlar, soğuğa, sıcağa karşı duyarlılar. | Open Subtitles | يتنفسون الأكسجين يستشعرون البرد والحرارة |
| Ama onları mükemmel saklıyorum. Nemden, ışıktan, sıcaktan ve farelerden koruyorum. | Open Subtitles | ولكنى ابقيتهم فى افضل حال بعيدا عن الرطوبة والضوء والحرارة و الفئران |
| DNA sıcaklıkla bozulmuş. | Open Subtitles | الحمض النووي والحرارة المتدهورة. |
| Bu kez antik Arap mimarisinin temeli olan müşrefiyeyi kendimizce ele aldık ve alınan ısının ve ışığın formunu şekillendirebilecek özellikte deliklere sahip olan bir ekran yarattık. | TED | هنا أعدنا تصور المشربية، وهو طراز بدئي للعمارة العربية القديمة، وأنشأنا شاشة حيث أن حجم كل فتحة فريد لتشكيل شكل الضوء والحرارة التي تتحرك من خلال ذلك. |
| Bu bir çerçeve sürükleme ya da solucan deliği eşleştirme değil. Temel mekanik ve ısı. | Open Subtitles | لكنها ليست إطار إنها أساسية الميكانيك والحرارة |
| Yıldıza yaşamı boyunca güç ve daimî bir ısı ve ışık kaynağı veren işte bu nükleer tepkimedir. | Open Subtitles | هذا التفاعل النووي هو ما ينتج الطاقة ليغذي النجم في فترة حياته يعطيه مصدر ثابت من الضوء والحرارة |
| Ruhlar resimlerde görülebilir,çünkü makine ısı ve ışığı yakalar. | Open Subtitles | الأرواح تكون مرئية في الصور لأن الكاميرات تلتقط الضوء والحرارة |
| Laboratuardaki ısı, yumurtalarını çatlatıp çıkmalarına sebep olmuş. | Open Subtitles | والحرارة في المختبر تسببت في تفقيس البيض |
| Yıldızların temel olarak gezegenlerde atmosferik kaçışı oluştumasının sebebi yıldızların gezegenlere parçacık, ışık Ve sıcaklık vermesidir bu da atmosferin kaçmasına sebep olabilir. | TED | العامل الرئيسي لكون النجوم تسبّبْ هروب الغلاف الجوي من الكواكب هو أن النجوم تمد الكواكب بالجسيمات والضوء والحرارة والتي يمكن أن تُؤَدي إلى هروب الغلاف الجوي. |
| Su, hava Ve sıcaklık düşmanınızdır. | Open Subtitles | الهواء, والماء, والحرارة هم الاعداء |
| Ve sıcaklık, Tanrım, Sıcak! | Open Subtitles | والحرارة. يا إلهي. الحرارة. |
| Atmosfer Ve sıcaklık uygun. | Open Subtitles | الغلاف الجوي والحرارة جيدتان |
| Lanet olsun! Saat sekiz. Ve şimdiden çok Sıcak. | Open Subtitles | تباً، الساعة الثامنة الآن والحرارة بهذا الارتفاع |
| Havalar çok Sıcak, oğlum geceleri uyuyamıyor. | Open Subtitles | بدء الصيف والحرارة مرتفعة جداً وولدى لايستطيع النوم |
| Oksijen soluyorlar. sıcağa ve soğuğa dirençleri çok değil. | Open Subtitles | يتنفسون الأكسجين يستشعرون البرد والحرارة |
| Ama onları mükemmel saklıyorum. Nemden, ışıktan, sıcaktan ve farelerden koruyorum. | Open Subtitles | ولكنى ابقيتهم فى افضل حال بعيدا عن الرطوبة والضوء والحرارة و الفئران |
| Bu bir bakıma, büyüyen Güneş ve artan sıcaklıkla gittikçe ısınan ateşten biraz uzaklaşan Dünya arasında bir yarış gibi. | Open Subtitles | وهكذا فإنه نوع من السباق بين الشمس المتضخمة والحرارة المتزايدة منها وبين الأرض التي تتحرك بعيدا بشكل يسير عن النار التي ترتفع حرارتها |
| Yani ışık ve ısının renk hüzmelerini nasıl etkilediğini bilmesi. | Open Subtitles | أعني كيفية تأثير الضوء والحرارة على الصبغة |