Almanlarla savaşmanın yanında açlık ve susuzlukla da savaşıyorlarmış. | Open Subtitles | وبالاضافة لقتال الالمان قاتلنا الجوع والعطش |
Bu çocuklar, kendi pislikleri içinde uzanıyorlardı açlık ve susuzlukla kıvranıyorlardı. | Open Subtitles | وكان الاطفال غارقين بقذاراتهم كانوا يموتون من الجوع والعطش. |
Bu, dağlarda itiş kakış, açlık ve susuzlukla geçen 6000 ay ya da 500 yıl eder. | Open Subtitles | .... ذلك حوالى 6.000 شهر خلال 500 سنة نحتاً فى الصخر وتحمل عبء الجوع والعطش |
Üç hafta açlık ve susuzluktan sonra o tabanca güzel görünmeye başlar. | Open Subtitles | لكن بعد ثلاثة أسابيع من الجوع والعطش تبدو تلك الرصاصة شيئاً منقذاً |
Sıcak ve susuzluktan delirmiş haldeyken bir keşiş mağarası buldu. | Open Subtitles | حتى أنهكته الحرارة والعطش فعثر على كهف الرهبان. |
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir." | TED | مثل الجوع والعطش ، يكاد يكون من المستحيل القضاء عليهم." |
Bana yardım ettiğin için teşekkür ederim. Açlıktan ve susuzluktan ölüyorum. | Open Subtitles | شكراً لمساعدتي أني أموت من الجوع والعطش |
Üç hafta açlık ve susuzluktan sonra, o tabanca güzel görünmeye başlar. | Open Subtitles | ولكن بعد ثلاثة أسابيع من الجوع والعطش ...فإن المسدس ...سيكون له صديقاً حقيقياً |
Oradaki insanlar açlık ve susuzluktan kırılıyorlar. | Open Subtitles | هؤلاء الناس يموتون من الجوع والعطش |
Açlık ve susuzluktan ölüyordu. | Open Subtitles | كانت تحتضر من الجوع والعطش |
Aynı zamanda, açlık ve susuzluk sizi zayıflatacaktır. | Open Subtitles | في هذه الأثناء، الجوع والعطش سيضعفانك. |
Açlık ve susuzluk tarafından işkence edilmiş gibi hissedene dek. | Open Subtitles | حتى شعرت بالجوع والعطش بشدة |