| Siz ikiniz bu kasabada o liberal Dedikodu müsveddesini alan tek kişilersiniz, ama dağıtıcı bana sekiz tane aldırıyor. | Open Subtitles | أنتما الإثنان الوحيدان في البلدة اللذان تشتريان صحيفة القيل والقال الليبرالية تلك لكن الموزع يجبرني علي شراء ثمانية نسخ |
| Yemek tarifleri toplayıp arada sırada Dedikodu yapan tipler bunlar. | Open Subtitles | كما تعلمين , من النوع اللذي يحب ان يجمع وصفات الطبخ ويتبادل احاديث القيل والقال |
| Fakat boşanmadan bu yana rehabilitasyona gitmemle ilgili yapılan acımasız dedikodular yüzünden, | Open Subtitles | ولكن منذ ذلك الحين الطلاق وجميع القيل والقال الحلقة حول لي الذهاب الى اعادة التأهيل، |
| Sebt Günü'nde birazcık dedikodunun bir zararı olmaz. | Open Subtitles | والقيل والقال القليل في يوم السبت هو على ما يرام. |
| Bu rezil olayla ilgili boş dedikoduları engellemek için elinizden geleni yapın. | Open Subtitles | ابذل قصارى جهدكم لمنع القيل والقال .حول هذه الأعمال البائسة كلها |
| Bir askerin karısı olarak kalmaya devam ederse, bu dedikodulara yol açar. | Open Subtitles | ،ولو بقيت زوجة لأحد الأتباع فسيكثر القيل والقال |
| Ateşli dalla gözlere dikiş atmak birine iftira atanlar için en uygun cezadır. | Open Subtitles | فرع متعصب يعتبر أن خياطة العيون عقاب مناسب لهؤلاء الذين ينشرون القيل والقال عن افتراء |
| Bir düğünde ya da vaftiz töreninde aile dedikodusu yapmayı çok sever. | Open Subtitles | يخبرك القيل والقال عن العائلة. ويستمتع بذلك. |
| Sabahta, Wanda eski nişanlıma büyük bir cesaretle dedikoduyu anlatacak. | Open Subtitles | وفي الصباح واندا ستقدم لخطيبي السابق طبقه الصباحي مصحوبا بالقيل والقال عني |
| Beni dedikoducu mu sandın? | Open Subtitles | هل أبدو لك كواحد ممن يعشقون القيل والقال ؟ |
| Bir filmi trend yapma ve gazete sayfalarına taşımada ilgi çekici bir dedikodudan daha iyisi olamaz. | Open Subtitles | لا شيء مثل قليلا من القيل والقال المثيرة للحفاظ على اسمك في الصحف والحصول تتجه الفيلم الخاص بك. |
| Pazardaki kadınlar gibi Dedikodu yapmayalım. | Open Subtitles | دعونا لا القيل والقال مثل الخادمات في السوق. |
| Samantha'nın kaseti, Miranda'nın Dedikodu sevgisine bir son verdi. | Open Subtitles | سامانثا وتضمينه في الشريط الساخن يبرد ميراندا وتضمينه في الحب من القيل والقال من أجل الخير. |
| Öyle Dedikodu dergilerinde okuyabileceğin şeyler olmadığı kesin. | Open Subtitles | حسنا , انها ليست ما تقرأه في مجلات القيل والقال هذا بلا شك |
| ...suçlamalar ve dedikodular basın ve imzasız bloglarla çılgın gibi yayılıyor-- | Open Subtitles | الاتهامات والقيل والقال يجري الآن انتشرتها في الصحافة .... |
| - Hayır, dedikodular ilgimi çekmez. | Open Subtitles | كلا، القيل والقال لايستهويني |
| Bazı dedikodular. | Open Subtitles | القيل والقال. |
| Yakında yeni bir dedikodunun çıkıp bunların hepsini unutturacağına eminim. | Open Subtitles | أنا متأكد أنه قريبا القيل والقال جديد وإسكات جميع. |
| Korselerin, topuklu ayakkabıların, dedikodunun... ve evliliğin esaretinde haysiyetimizi kaybediyoruz. | Open Subtitles | نفقد كرامتنا في المشدات والأحذية العالية والقيل والقال وعبودية الزواج وما مكافأتنا لهذه الخدمة؟ |
| dedikodunun başı kim? dedikodunun başı kim? Duroy. | Open Subtitles | رئيس فقرة القيل والقال "أي المقالات التي تختص بالنميمة والشائعات" (ديورى) |
| Kulaklarımız kötüdür ama bütün dedikoduları biliriz. | Open Subtitles | لدينا جلسة سيئة، ولكن نحن نعرف كل القيل والقال. |
| Bu saçma dedikoduları dinlediğine inanamıyorum. | Open Subtitles | لا اصدِق انكِ تستمعين للقيل والقال. |
| Bilirsin, dedikodulara asla kulak asmam. | Open Subtitles | انت تعرفين انا لا استمع ابدا الى القيل والقال |
| Biraz dedikodulara kulak verir misin? | Open Subtitles | بعض الفائدة تكمن بالقيل والقال . اليس كذلك |
| Dedikodu ve iftira, başka bir şeyleri yok. | Open Subtitles | الشائعات والقيل والقال هذا كل ما لديهم |
| Ne kadar Retro Girl, dedikodusu duymak için can atsam da... | Open Subtitles | أريد سماع الكثير من القيل والقال فتاة ريترو ما أستطيع، ولكن... |
| - Pam'in dedikoduyu ne kadar sevdiğini bilirsin. | Open Subtitles | أنت تعلم أن (بام) تحب القيل والقال. |
| Ne ara böyle dedikoducu oluverdin sen, Otis? | Open Subtitles | منذ متى وأنت تتناقل أخبار القيل والقال ؟ |
| Tamam, dedikodudan ne kadar nefret ettiğimi biliyorsunuz bu yüzden sadece.... ...bir kez söyleyeceğim. | Open Subtitles | حسناً، تعرفين كم أكره القيل والقال لذا سأقول فقط هذه المرة |