| Siz üçünüz, neden burada olduğunuzu anlıyorum, yardım etmek istiyorsunuz ama burada asistan ben olacağım bugün. | Open Subtitles | أنتم الثلاثة أفهمُ سبب وجودكم هنا وأعلمُ أنّكم تريدون المساعدة |
| Çünkü büyükbabanız burada olduğunuzu bir kez ortaya çıkarırsa, ...hepinizi beş parasız dışarı atacaktır, ...elbette hala hayatta olduğu için sizi cezalandırdıktan sonra. | Open Subtitles | وجودكم هنا ستطردون من المنزل بدون أي سنت ولكن ليس قبل أن تعاقبوا على وجودكم في هذه الحياه |
| Kim olduğunuz umurumda değil. Neden burada olduğunuz umurumda değil. | Open Subtitles | ،لا أبالي من أنتم ولا أبالي بسبب وجودكم هنا |
| Hepinize burada olduğunuz için teşekkür ederim. - Ya da değildim? | Open Subtitles | أشكرك جميعا على وجودكم هنا اليوم - أو هل كنت سأكون ؟ |
| Hoş geldiniz. Sizi burada görmek çok güzel. | Open Subtitles | أهلاً بكم جميعاً ، يسرني وجودكم هنا جميعاً |
| Bu benim vakam, Burada olmanız hayatımı karıştırıyor ve karışıklıkları sevmem. | Open Subtitles | هذه قضيتي و وجودكم هنا يعقد حياتي و أنا لا أحب التعقيد |
| Yalancı olduğumu düşünüyorsanız, Burada olmanızın bir anlamı yok. | Open Subtitles | إذا تعتقدوا أني كذاب، فلا داعي من وجودكم هنا |
| Burada bulunmanız Korunan Gezegenler Anlaşması'na aykırıdır, ve derhal geri çekilmeniz gereklidir. | Open Subtitles | إن وجودكم هنا هو مخالفة صريحة لإتفاقية الكواكب المحميّة و يجب أن تنسحبوا فى الحال |
| Claire'in çocukları Synmorphitelia'da. | Open Subtitles | وجودكم هنا ساعدها كثيراً |
| Hoş geldiniz... ama niye burada olduğunuzu öğrenmek isterim. | Open Subtitles | مُرحب بكم هنا لكنني أود معرفة سبب وجودكم هنا |
| Bu korkunç. Ama bu, neden burada olduğunuzu açıklamıyor. | Open Subtitles | هذا أمر فظيع ولكن هذا لا يفسر وجودكم هنا |
| Ama belki abin ya da ablan düzgün bir İngilizceyle neden burada olduğunuzu açıklar. | Open Subtitles | لكن ربما قد يشرح أحد شقيقيك بلغة إنجليزية صحيحة سبب وجودكم هنا. |
| Neden burada olduğunuzu bilmelisiniz. | Open Subtitles | أكيد أنكم تعلمون سبب وجودكم هنا |
| Neden burada olduğunuzu bildiğinizi tahmin ediyorum | Open Subtitles | أعتقد أنكم تعرفون سبب وجودكم هنا. |
| burada olduğunuzu varsayarsak tabii çünkü finalleriniz pek de iyi geçmemiş. | Open Subtitles | أفترضُ أن سبب وجودكم هنا هو... أنكم لم تفلحوا في الاختبارات النهائية |
| Hepiniz burada olduğunuz için teşekkür ederim. | Open Subtitles | أشكركم جميعا على وجودكم هنا. |
| burada olduğunuz için sevindim çocuklar. | Open Subtitles | أقدر لكم وجودكم هنا |
| - Başçavuş Casey, sizi burada görmek çok güzel. | Open Subtitles | أيها الملازم كايسي من الرائع وجودكم هنا |
| Burada olmanız harika olurdu, biliyor musun? | Open Subtitles | وجودكم هنا يا جماعة سيكون عظيم |
| - Burada olmanızın gerçek sebebi ne mesela? | Open Subtitles | كسبب وجودكم هنا فعلاً |
| Burada bulunmanız halkımızı rahatsız ediyor. | Open Subtitles | وجودكم هنا لا يريح شعبنا |
| Claire'in çocukları Synmorphitelia'da. | Open Subtitles | وجودكم هنا ساعدها كثيراً |
| Siz çocuklar buradasınız çünkü hiç birinize ödeme yapılmadı ve siz de kızdınız! | Open Subtitles | السبب الوحيد في وجودكم هنا هو أنكم لم تحصلوا على المبلغ وأنكم مستاءون |