| Onu aradım ve dedim ki, “Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve | TED | لقد اتصلت به وقلت له: اسمعني، لقد ركضت في اول سباقاتي وفزت و.. |
| Ve ünvanımı korumak için -- judocuların, sporcuların yaptığı gibi -- 2005'te de gitmem gerektiğini düşündüm, ve tekrar kazandım. | TED | و دافعت عن لقبي . مثل , كما تعلمون , ما يقوم به الرياضيون كنت اعتقد ذلك , دعونا نعود في عام 2005 وفزت مرة أخرى. |
| Hiç olmaması gereken yerde yarışmayı kazandım. | TED | وفزت بالمسابقة والذي لم يكن من المفترض أن يحدث |
| Ama onlarsız, onlarla olduğundan daha çok maç kazandın. | Open Subtitles | وفزت بدونهم بمبارايات أكثر مما فزتها بوجودهم |
| Bunu üç kez dedin ve hepsini de kazandın. | Open Subtitles | سبق وقلت ذلك ثلاث مرات وفزت في كلّ مرّة. |
| Pazartesi günkü seçimi siz kazanırsanız... | Open Subtitles | إذا جاء تصويت مجلس النواب يوم الاثنين في صالحك وفزت بالرئاسة |
| Ben de siyasetin dehşete düşürdüğü herkesin yaptığı şeyi yaptım: Aday oldum ve kazandım. | TED | ففعلت ما يفعله أي ممن أرعبتهم السياسة: ترشحت للإنتخابات، وفزت. |
| Bütün güçlüklere ve engellemelere rağmen kazandım. | TED | وفزت رغم كل التحديات والصعاب التي واجهتني خلال هذه العملية. |
| Ayrıca bütün turnuvalara katılıp kupa üstüne kupa kazandım. | Open Subtitles | لعبت في المسابقات المحلية وبطولات الأندية وفزت بالكأس تلو الكأس |
| Ama arkadaşlarımın desteğiyle bisiklete geri atlayıp Fransa Turunu beş defa üst üste kazandım. | Open Subtitles | ولكن بمساعدة اصدقائي وعائلتي عدت من جديد وفزت بالبطوله 5 مرات |
| Geriden geldim. Kupayı kazandım. | Open Subtitles | إندفعت من الخلف وفزت بالسباق للمرّة الرابعة |
| Hepsi böyle işte. Ayrıca, Fiyatını Bil Bakalım'a katılıp kumsal arabası kazandım. | Open Subtitles | كما أنني اشتركت في برنامج " السعر صحيح " وفزت بعربة شاطئ |
| Kayıtlara geçsin, ameliyat oyununda ve masa tenisinde ben kazandım. | Open Subtitles | للعلم، لقد فزت عليها وفزت في البنغ بونغ. |
| Tokyo, Japonya'da ve tekrar kazandım. | TED | في اليابان , طوكيو , وفزت مرة أخرى. |
| Geçen Temmuz -- Amerika'dan Haziran'da ayrıldım, Temmuz seçimlerine girdim, kazandım. | TED | "ـ لذا في يوليو الماضي-- أنتقلت من أمريكا في يونيو، نزلت الإنتخابات في يوليو وفزت |
| Sırf bunu yapmak için ''Shark Tank'' tarzı bir saha yarışması kazandım. | TED | وفزت بمسابقة شارك تانك لفعل ذلك فقط. |
| Kanaryamla ikincilik ödülü kazandım. | Open Subtitles | - أجل، وفزت بالجائزة الثانية كناري صدّاح |
| İkizinle birleştin ve kazandın. | Open Subtitles | أنت اندمجت مع أخيك التوأم ، وفزت بها. |
| Hiçbir dava kazandın mı? | Open Subtitles | هل سبق وفزت بقضية؟ |
| Sen kazandın! Başardın! | Open Subtitles | لقد فزت فعلتها وفزت |
| Meydan okumamı kabul eder ve kazanırsanız Benedict'e borcunuzu ödemeye söz veriyorum. | Open Subtitles | بينما اذا قبلت التحدى وفزت... اعدك بان اسدد كل اموال "بيندكيت" |