"وقت لم" - Translation from Arabic to Turkish

    • zamanlar
        
    • bir zaman
        
    Yani, annemle babam bir zamanlar evli değilmişler. Open Subtitles إذن كان هنالك وقت لم يكن أبي و أمي متزوجان فيه
    Eskiden öyle zamanlar vardı ki kadınlara oyun oynamak yasaktı kadın rollerini genç erkekler oynardı. Open Subtitles كان هناك وقت لم يسمح فيهللنساءبالتمثيل.. والأولاد الصغار كانوا يقوموا بأدوار النساء.
    O zamanlar insanlar böyle şeylerin olduğuna inanmazdı. Open Subtitles لقد كان هذا في وقت لم يكن يظنّ النّاس فيه أنّ أشياءً كهذه قد تحدث.
    Öyle hissetmediğin bir zaman. Open Subtitles وقت لم تشعر فيه بهذا ما الذي جعلك تغير ؟
    Kimsenin bana kafa tutmaya cesaret edemeyeceği bir zaman vardı. Open Subtitles كان هناك وقت لم يكن لدىَ أحد الجرأة ليتخطاني
    Sheldon, uzun zamandır birlikteyiz. Hayatımda bulunmadığın bir zaman hatırlamıyorum gibi. Open Subtitles شيلدون نحن معاً من وقت طويل ولمن الصعب تذكر وقت لم تكن في حياتي
    Bir zamanlar oğlunu okula getirmemiştin. Open Subtitles مر بك وقت لم تكن تستطع أن تُلحق إبنك بالمدرسة..
    Bir zamanlar seni tekrar görebileceğimi sanmıyordum. Open Subtitles كان هناك وقت لم أكن متأكداً فيه أنني سأراك مجدداً.
    Demem o ki bir zamanlar senin gibi biriyle asla arkadaş olmazdım ama şimdi en sevdiğim insanlardan birisin. Open Subtitles مقصدي هو, كان هناك وقت لم اكن مطلقا لأصبح صديقة لشخص مثلك والان أنت أحد أشخاصي المفضلين
    Bir zamanlar bunu ben yapmazdım. Open Subtitles أتعرفين، كان هنالك وقت لم أكن لأفعل فيه هذا
    Uzayı anlayamadığımız zamanlar vardı. TED فقد كان هناك وقت لم نفهم فيه الفضاء.
    Bir zamanlar dünya yüzünde insan yoktu... ta ki beşinci günde, kutsal yerlerden... yetişkin bir insan gelene kadar. Open Subtitles كان هناك وقت لم يكن هناك بشر على الأرض ... حتى اليوم الخامس عندما خرج الانسان من مكان مقدس ، بالغ
    Bir zamanlar böyle hizmetçi kıyafetlerine ihtiyacım olmazdı. Open Subtitles كان هناك وقت لم أحتج فيه لزي الخادمة
    Öyle hissetmediğin bir zaman da vardı. Open Subtitles ولكن كان هناك وقت لم تشعر فيه بهذا

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more