| Bir de, yerinizde olsam çevre yolundan giderdim. Ara caddeler günün bu saatinde keşmekeş olur. | Open Subtitles | ولكنت سأخذ الطريق السريع إن كنتِ مكانكِ الشوارع الأخرى ستكون فوضوية بهذا الوقت |
| Ve ben de donarak ölmüş olurdum. | Open Subtitles | ولكنت سأتجمد حتى الموت لقد كان هذا تفكير جيد.. |
| Ben yemek olacaktım sen de daha fakir biri. | Open Subtitles | لكنتُ أصبحتُ غذاءًا ولكنت أنت رجُلاً أفقر بكثير |
| Annemi aldatmasaydı da hâlâ bir aile olurduk ve ben de kilise okulu başkanı olurdum. | Open Subtitles | أجل، ولو لم يقم بخيانة أمي لكنّا لا نزال عائلة ولكنت رئيس فصلي في المدرسة الدينية. |
| Bu olay senin gibi basiretsiz bir polise bırakıIsaydı... kocam idam edilmeyi bekliyor olurdu... ben de hala bir yatağa bacaklarım ayrık halde bağIı... | Open Subtitles | لو تمّ رفع هذه القضية بسبب عدم كفائتكِ .. كان زوجي ليواجه حكم الإعدام .. ولكنت مربوطةً، أتعرّض للإغتصاب |
| Sen de burada elin sikinde dikiliyor olurdun çünkü bombayı asla bulamazdın. | Open Subtitles | ولكنت أنت واقفاً هنا وقضيبك بيدك لأنك ماكنت لتجد القنبلة أبداً |
| Biliyorum, elimden gelse ben de çıkıp onu aramak isterdim. Ama çok tehlikeli olduğunu söylediler. | Open Subtitles | ولكنت بالخارج أيضًا في الحال لو أمكنني هذا ولكنهم يقولوا أن هذا خطر للغاية |
| - Bunu yaptigin anda hapsi boylardin ve ben de vatana ihanetle suçlanirdim. | Open Subtitles | ولكنت ستدخل السجن لفعل ذلك، ولكان سيتمّ مُحاكمتي بتهمة الخيانة. |
| Eğer bilseydi, o bana söylerdi, ben de size. | Open Subtitles | لو انها تعلم , لكانت اخبرتني ولكنت اخبرتكم بطبيعة الحال |
| - Ama sizin gibi değil. - Yine de hasta, sen değilsin. | Open Subtitles | ليس نفس المرض - أنا مالزت مريضاً ولكنت أنتِ لا - |
| Bir bagel alıp eve gidecektim; kovboy şapkası binasının üzerinde çalışacaktım ve sizler de hiç doğmamış olacaktınız. | Open Subtitles | ولكنت حصلت علي العكك وذهبت للمنزل" "وعملت علي مبني القبعة القديم |
| Bageli alacaktım, biraz çalışacaktım ve belki de sizler hiç olmayacaktınız. | Open Subtitles | ولكنت حصلت علي الكعك وقمت ببعض العمل" "وما كان يمكن ان تولدوا ابداً |
| Evet, yaparken size teşekkür de ederdim. | Open Subtitles | -أجل، ولكنت سأشكركم وقت فعلكم هذا يصعب عليّ قول هذا.. |
| Kendimi ateşe versem de fark edilirdim. | Open Subtitles | كان بوسعي إحراق نفسي ولكنت أصبحت مشهورة |
| O zaman siz de daha yıpranmış görünürdünüz. | Open Subtitles | ولكنت نظرت إليه نظرة أكثر احتراماً |
| Ben de köprünün birinde dilimden asılırdım. | Open Subtitles | ولكنت معلقاً على جسر من خطاف في لساني. |
| Hem de ana dilimle oynardım. | Open Subtitles | ولكنت مثلت بلغتي الأم |
| Sen de çoktan ölmüş olurdun. - İçimi rahatlattın. | Open Subtitles | ولكنت ميتاً بالفعل - ذلك مريح - |
| Ve sen de ölmüş olurdun. | Open Subtitles | ولكنت أنت في عداد الموتى |
| Ben de biliyordum onu; ben sizin için anlaşılır şekilde konuşmaya çalışıyordum. | Open Subtitles | كنت أعلم ذلك، ولكنت أبسطها لك |