| bir an bile üşümemesi için sıcak havluları ve terliklerini hazırlardık. | TED | كان لدينا مناشف دافئة وأحذية جاهزة فورا كي لا تبرد ولو للحظة. |
| Çoğumuzun yaşamlarında bir an bile olsa değer vereceği avantajları ve kabiliyetleri görmezden geliyoruz. | TED | ونتجاهل النعم والمزايا التي قد يحتفي بها العديد منا ولو للحظة واحدة في حياتهم. |
| Rose, o adamı birisinin ele verdiğine bir an olsun inanmadım. | Open Subtitles | روز لا أعتقد ولو للحظة ان احدا قد وشى به |
| Yine de gün içinde bir an olsun politik geleceğimi tamamen güvende hissetmiyorum. | Open Subtitles | فلا يمكن أن أخاطر بمستقبلي السياسي ولو للحظة |
| Eğer ufacık bir an için bile başkentin insaflı olduğunu düşünüyorsanız kendinizi kandırıyorsunuz. | Open Subtitles | لو فكرتم ولو للحظة أن الكابيتول ستعاملنا بعدل اذاً أنتم تكذبون على أنفسكم |
| Onlar, Muhammed'in, umutsuzluğa kapılmayı bırakın, asla, tek bir an için bile şüphe duymadığında ısrar ediyorlar. | TED | يصرون على أنه لم يشك قط ولو للحظة واحدة، فما بالك باليأس. |
| Aklı olan kimse senin bana olacakları umursadığına bir dakika bile olsa inanmaz. | Open Subtitles | لا يوجد أحد بكامل قواه العقلية سيصدق ولو للحظة بأنك تهتمين بما يحدث لي |
| Kendimizi bırakmak kesikle güvenli. Bir anlığına bile olsa. | Open Subtitles | من الآمن أن نتخلى عن حذرنا حتى ولو للحظة. |
| Beni iyileştirebileceğinize bir saniye inanabilsem inanın bana size koşa koşa gelirim. | Open Subtitles | اذا فكرت ولو للحظة أنكِ ستساعدين في شفائي، صدقيني كنت سأستغل الفرصة |
| Ama etrafımızdaki bütün bu doğal güzelliklere rağmen Sherlock Holmes bir an bile üzerinde dolaşan bu kara gölgeyi unutmamıştı. | Open Subtitles | ولكن رغم الجمال الذى يحيط بنا, كان واضحا لى ,انه لم ينسى هولمز ,ولو للحظة خيال |
| Yakınında olmalıyım ki, ne olursa olsun bir an bile ayrılmayalım. | Open Subtitles | لابد أن أكون بجانبك مهما حدث لن نفترق ولو للحظة |
| Yakınında olmalıyım ki, ne olursa olsun bir an bile ayrılmayalım. | Open Subtitles | لابد أن أكون بجانبك مهما حدث لن نفترق ولو للحظة |
| Ama uzaktayken, burada seni beklediğimi... ve sana aşık olduğumu bir an bile unutma. | Open Subtitles | ولكن, بينما انت هناك, لاتنسى ابدا ولو للحظة اننى هنا فى انتظارك وكلى حب لك |
| Onu tehlikeye sokacağı bir an olsun aklıma gelmemişti. | Open Subtitles | لم أفكر ولو للحظة أن هذا سيعرضه للخطر |
| bir an olsun mahkeme salonunda olduğumuzu varsayabilir miyiz? | Open Subtitles | أثناء إعدامي دون محاكمة. -هلّا إفترضنا ولو للحظة أننا في قاعة محكمة |
| Ancak bir an olsun seni sevmekten vazgeçmedim. bir an bile. | Open Subtitles | لكنني لم اتوقف عن حبكِ ولو للحظة |
| Onların hiç bir hareketine göz yummayacağımızı anlamalısınız, bir an için bile. | Open Subtitles | يجب ان تفهمى اننا لانرضى على تصرفاتهم ولو للحظة |
| Bir an için bile düşmanı küçümsemeyin, ancak unutmayın, biz daha iyi askerleriz. | Open Subtitles | لاتقلل من شأن العدو ولو للحظة واحدة ولكن تذكر بأننا الأفضل ونقاتل بمعدات أفضل |
| Bir an için bile düşmanı küçümsemeyin, ancak unutmayın, biz daha iyi askerleriz. | Open Subtitles | لاتقلل من شأن العدو ولو للحظة واحدة ولكن تذكر بأننا الأفضل ونقاتل بمعدات أفضل |
| Babası bir dakika bile yanlız kalmasını istemedi. | Open Subtitles | أبوها لم يكن يريدها .وحيدة ، ولو للحظة |
| Babası bir dakika bile yalnız kalmasını istemedi. | Open Subtitles | أبوها لم يكن يريدها .وحيدة ، ولو للحظة |
| Tek istediğin bir anlığına bile olsa biraz olsun rahatlamak. | Open Subtitles | كل ما تريدينه ولو للحظة هو الشعور ببعض الراحة |
| Babamı tekrar görebilmeyi isterdim, bir anlığına bile olsa. | Open Subtitles | تمنيت لو أرى أبي مرة أخرى ولو للحظة |
| Ne yaşarsak yaşayalım, bir saniye bile asla ayrılmadık. | Open Subtitles | ومهما كان الوقت لم نفترق أبداً ، حتى ولو للحظة واحدة. |