"وليسَ" - Translation from Arabic to Turkish

    • için değil
        
    Yani, ada yaşamını korumak için savaşırlar yok etmek için değil. Open Subtitles اقصد ، إنهم يحاربون لحماية حياة الجزيرة ، وليسَ تدميرها
    O terfii hak ettiğim için aldım vefat etmiş büyük büyük babana fıstık ve şarap sunduğun için değil. Open Subtitles حصلتُ على تلكَ الترقية لأنني إستحققتها وليسَ لأنكِ عرضتِ الفول السوداني والنبيذَ لأجدادكِ الموتى
    Çünkü mesaj vermek için koyulmuş, sanat için değil. Open Subtitles لأنَّ ما عُـني بها مجرد رسالة وليسَ فنَّـــاً.
    Demek istediğim Kütüphanenin en iyi araştırma için uygun olduğunu düşünürdüm gezip tozmak,canavarlarla dövüşmek, prensesleri baştan çıkarmak için değil. Open Subtitles أعني، أنا أدرك أن الإستخدام الأفضل للمكتبة هي البحوث وليسَ التسكع هنا وهناك، محاربين وحوشاً، مغريين أميرات.
    Ve bazıları da dediklerinin aksini düşününce ettikleri yeminin dedikleri için değil düşündükleri şey için olduğu fikrindeler. Open Subtitles والبَعض الآخَر يمُكن إعتِبارهم إذَا قَالو شَيء مَا، ولكِن يُفكرِون بِشيء آخر ثم يَذهَب قسمَهُم عَلى مَا يَعتقِدون وليسَ كمَا يَقِولِون
    Bunu senin için değil, onun için yapıyorum. Open Subtitles أنا أقوم بهذا من أجلها, وليسَ من أجلك
    Sadece bizim için değil. Open Subtitles وليسَ فقط من أجلنا

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more