Aynı iki saat. Sana bir hafta diyor, ona bir gün. | Open Subtitles | ساعتان متماثلتان، يقول لك بعد أسبوع وهو يوم واحد |
Ve bugün güzel bir gün çünkü çöplükten yemek yemiyorum. | Open Subtitles | وهو يوم جيد لأنني لم أكن مضطرا أن أتناول الطعام خارج دمبستر |
Ve bugün güzel bir gün çünkü çöplükten yemek yemiyorum. | Open Subtitles | وهو يوم جيد لأنني لم أكن مضطرا أن أتناول الطعام خارج دمبستر |
Bugün hayatımın en güzel günü. Benim içinde güzel bir gün, bebeğim. | Open Subtitles | هذا أفضل يوم في حياتي - وهو يوم رائع لي أيضاً عزيزتي - |
Aly, sakin bir gün olduğunu söyler misin ona? | Open Subtitles | علي، وكنت أقول له وهو يوم بطيئة الحمار؟ |
Viyana elçisi, bu bayramın, Sırpların Hapsburg'lara duydukları nefretin odak noktası bir gün olduğu konusunda uyarmıştı. | Open Subtitles | وهو يوم تقليدي لإظهار الكره لعائلة (هابسبورج) وهذا ما حذر منه السفير الصربي في (فيينا) |
Çünkü önemli haberlerin olmadığı bir gün? | Open Subtitles | كوس وهو يوم أخبار بطيئا؟ |
Daha şimdiden güzel bir gün. | Open Subtitles | وهو يوم جميل منذ البداية |
Daha şimdiden güzel bir gün. | Open Subtitles | وهو يوم جميل منذ البداية |
Onun için de önemli bir gün. | Open Subtitles | وهو يوم مهم بالنسبة له أيضاً |
Evet. Güzel bir gün daha. | Open Subtitles | أجل وهو يوم جميل |
- Sakin, bugün güzel bir gün. | Open Subtitles | - هراء ، وهو يوم جميل. |