| Sayın Hâkim, bayanı dinlemeden, suçun gerekçesini kanıtlayamıyoruz. | Open Subtitles | أوه ، هيا ياسيادتك ، لا يمكننا تقيم الدافع إلا إذا سمعنا منها |
| - Sayın Hâkim, tanığıma soru sormak size düşmez. | Open Subtitles | ياسيادتك ، فإنه ليس بإمكانك أن تسأل شاهدتي |
| Sayın Hâkim, savcılık henüz kapanış konuşmaları için hazır değil. | Open Subtitles | ياسيادتك ، الناس غير مستعدين للمرافعات الختامية |
| William Gardner, Sayın Hâkim, davalı tarafı. | Open Subtitles | ويليام غاردنر ، ياسيادتك من أجل المدعى عليه |
| Ama Askeri Kuvvetlere saygım büyüktür, Sayın Hâkim. | Open Subtitles | لكن لدي احترام كبير للقوات المسلحة ياسيادتك |
| Savunma bütün tanıklarını sundu, Sayın Hâkim. | Open Subtitles | الدفاع يرتاح ، ياسيادتك ماذا تفعلين؟ |
| İtiraz ediyorum, Sayın Hâkim. Dava kapsamı dışında. | Open Subtitles | اعتراض ، ياسيادتك خارج النطاق |