| Yerel şerif ve ben büyük bir benzin istasyonundayız gibi görünüyor. | Open Subtitles | أنا و الشرطى المحلى يبدو و كأننا فى محطة وقود ضخمة |
| Yerel şerif ve ben büyük bir benzin istasyonundayız gibi görünüyor. | Open Subtitles | أنا و الشرطى المحلى يبدو و كأننا فى محطة وقود ضخمة |
| Bu adamın bana yaptıklarını Sanki hiç olmamış gibi gösterdiler. | Open Subtitles | يجعلون كل ما فعله بي يبدو و كأنّه لم يحدث |
| Sanki turistik bir gezi değil de çöp tenekesini eşeliyor gibiydiniz. | Open Subtitles | يبدو و كأنك كنت تبحثين في القنانة و لا تتأملين المناظر |
| Görünüşe göre bir grup atlı buradan arabaya eşlik etmek için katılmış. | Open Subtitles | يبدو و كأن العربة انضمت هنا من قبل عصابة خيّالة الرماة نعم |
| Freddie ile konuşmuş ve olmayacakmış galiba. | Open Subtitles | لقد تحدث مع فريدي و يبدو .. و يبدو أنه لن يفلح الأمر |
| Hiçbir şey. Her nasılsa futbol kokteyl elbisesi gibi duruyor. | Open Subtitles | لا شيء, و لكنه يبدو و كأنه لباس كوكتيل كروي |
| Anlaşılan sunucu ücretlerini azaltmak için çalışmak zorundayız. | Open Subtitles | يبدو و أنه علينا أن نستمر في العمل. للتقليل من فواتير الإستضافة. |
| Herşey çok güzel görünüyor ve kokuyor, Bayan Van de Kamp. | Open Subtitles | كل شيء يبدو و رائحته مذهلة للغاية سيدة فان دي كامب |
| Sanki seri üretilmiş gibi görünüyor, Sanki bir fabrikadan çıkmış gibi, elektrikli süpürgeler ve çamaşır makineleri gibi. | TED | يبدو و كأنه تم انتاج منه كميات كبيرة كأنه قد خرج من مصنع مثل المكنسات الكهربائية و الغسالات. |
| Kuzey Kutbu - güzel bir sistem - gezegen seviyesinde düzenleyici bir canlı topluluğu, iklim değişikliğinden darbe üstüne darbe alan, iyi bir durumda görünüyor. | TED | القطب الشمالي، نظام بيئي رائع، مجال حيوى مُنظِم على مستوى الكوكب، يتلقى الضربة تلو الأخرى من تغيرات المناخ، و يظل يبدو و كأنه مستقر الحال. |
| Evet, öyle görünüyor. İki kolunda da dövmesi var. | Open Subtitles | يبدو و كأنه كان بحار ذو وشم على كلا ذراعيه |
| Yanılıyorsam düzeltin albay ama arkadaşınızla benim aramda ufak bir benzerlik var gibi Sanki. | Open Subtitles | ان كتتُ مخطئاً أيها الكولونيل فأرجوك أن تصحح لي و لكن يبدو و كأن هنالك تشابهاً طفيفاً بيني و بين صديقك الراحل |
| Sanki tablo benden bağımsız, kendi hayatına sahip gibi. | Open Subtitles | يبدو و كأن الرسم له حياته الخاصة ، مستقلة عني |
| Görünüşe göre dağlanmış ya da elektriğe maruz kalmış. | Open Subtitles | يبدو و كأنة إحترق خلال الصدمة الكهربائية |
| Görünüşe göre Larry tek hedef olmadığımı söylemeyi unutmuş. | Open Subtitles | يبدو و كأن لاري نسي ان يذكر انني لست الهدف الوحيد |
| Görünüşe göre, vergi ödeyen insanların parasını silah almak için çalıyormuş. | Open Subtitles | يبدو و كأنه يسرق من دافعي الضرائب لكي يشتري الاسلحة |
| Freddie ile konuşmuş ve olmayacakmış galiba. | Open Subtitles | لقد تحدث مع فريدي و يبدو .. و يبدو أنه لن يفلح الأمر |
| Birileri dün gece elbiseleri ile uyumuş galiba. | Open Subtitles | يبدو و كأن أحدهم قد نام بالملابس التى عليه الليلة الماضية |
| Teknenin merdiveninden olmuş gibi duruyor belki çıkarken sıyrılmıştır. | Open Subtitles | يبدو و كأنك خدشت نفسك على السلم. ربما و أنت تصعد من الماء. |
| Anlaşılan bu ada lanetlenmiş. | Open Subtitles | يبدو و إن هذه الجزيرة قد لُعِنَت |
| Görünen o ki bir bilardo topu kan damlalarının üzerinden geçip köşeye gitmiş. | Open Subtitles | يبدو و كأنها كرة قد تدحرجت من خلال الدم استقرت في جيب الزاوية. |