| Şimdi geri döndün, ama seni yine kaybetmeyi düşünüp dikkatimin dağılmasını istemiyorum. | Open Subtitles | الان، انتى عودتى، لكنى لا اريد ان اكون قلقلا من فقدانك مجددا و يتشتت انتباهى |
| Beyninin her tarafa dağılmasını istemiyorsan beni dikkatlice dinle. | Open Subtitles | لذا أصغ إليّ بعناية إلا إذا أردت أن يتشتت دماغك على كل الطرقات |
| başka bir neden daha var: Dikkatimiz dağılıyor. | TED | ولكن هنالك سبب آخر: وهو أن انتباهنا يتشتت. |
| Bu yüzden kolayca dikkati dağılıyor. | Open Subtitles | إن الأمر فقط أنه يتشتت بسهولة جدًا |
| Sana söylemem gereken bir şeyler var ve dikkatin dağılmadan önce seni yakalamak istedim. | Open Subtitles | أردت الحرص أن أخبرك بشيء قبل أن يتشتت انتباهك |
| Penis fotoğraflarına bakıp dikkatimiz dağılmadan önce cinsel yolla geçen hastalıklar hakkında kısa bir konuşma yapmak istiyorum. | Open Subtitles | الآن و قبل أن يتشتت تفكيرنا بالنظر إلي صور العضو الذكري أرغب في نقاش صريح عن مشكلة الأمراض التناسلية |
| Dikkatleri dağılınca, Ben gemiye sızarım. | Open Subtitles | بينما يتشتت إنتباههم، سأتسلل إلى السفينة. |
| Yalnızca kızımın dikkatinin dağılmasını istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد أن يتشتت تركيز إبنتي |
| - Wolfe'un dikkatinin dağılmasını. - Beslenmesini. | Open Subtitles | - أن يتشتت انتباه (وولف) حين يتغذى |
| Bazen öyle dikkatim dağılıyor işte. | Open Subtitles | أنا يتشتت انتباهي أحياناً هذا يناسبني |
| Tüm Allah'ın belası ordu dağılıyor. | Open Subtitles | كل الجيش اللعين يتشتت |
| Hannibal, aynı anda bir dizi düşünceyi, dikkati diğer şeyler tarafından dağılmadan takip edebiliyor ve bu düşüncelerden bir tanesi her zaman onun keyif almasına hizmet ediyor. | Open Subtitles | هانيبال) يتبع أنماط فكرية عديدة) في آن واحد دون أن يتشتت انتباهه عن أي منها ...وأحد تلك الأنماط |
| İlgisi dağılınca işini yap, tamam mı? | Open Subtitles | وعندما يتشتت قم بدورك حسناً؟ |