| Siyasi ve ekonomik liderlerimiz bağlantısallığın hayırseverlik değil fırsat olduğunu öğreniyorlar. | TED | قادتنا السياسيون والاقتصاديون يتعلمون أن الارتباط ليس جمعية خيرية، إنها فرصة. |
| Çocuklarımız okuma yazmayı çok hızlı öğreniyorlar, makine kullanmayı da öyle. | TED | أطفالنا ينمون بسرعة و يتعمون القراءة بسرعة و يتعلمون استخدام الآت. |
| Birleşik Devletlerdeki tüm orta okul öğrencileri ki buna benim 12 yaşındaki kızım dahil yönetimin 3 erki olduğunu öğrenir. Yasama, yürütme ve yargı. | TED | كل طالب في المرحلة الوسطى في الولايات المتحدة، بما فيهم ابنتي ذات ال12 عام، يتعلمون أنه يوجد ثلاثة أفرع للحكومة، الفرع التشريعي والتنفيذي والقضائي. |
| Gerçek sorunları vardır ve orada gerçek hayatla nasıl başa çıkılacağını öğrenirler. | Open Subtitles | وليهم مشاكل حقيقية وهم يتعلمون كيفية التعامل معها , في العالم الحقيقي |
| Bu adamlar hiç ders almıyorlar. Hapishane yemeklerini çok seviyor olsalar gerek. | Open Subtitles | نوعيته ممن لا يتعلمون الدرس أبداً لابد أن لديه شهية لطعام السجن |
| Yavruları sadece kuşların bildiği çokça sırrı artık onlardan öğrenecekler. | Open Subtitles | وسوف يتعلمون منها الكثير من الأسرار لا يعرفها إلا الطيور. |
| Bugün görüyoruz ki, 1.2 milyardan fazla insan yabancı dil öğreniyor. | TED | اتضح ان هذه الايام هناك 1.2 بليون شخص يتعلمون لغات اجنبية |
| Evde eğitim gören çocuklar, ileriki yıllarda çok daha başarılı oluyorlar. | Open Subtitles | الأطفال الذين يتعلمون بالمنازل يحققون أفضل في الأعوام التالية |
| Normal öğrencilerin öğrendiklerini öğrenmiyorlar. | Open Subtitles | أنه لايبدو كأنهم يتعلمون ما يجب ان يتعلمه الأطفالالعاديون |
| İlk olarak kendi annelerinin sesini öğreniyorlar. | TED | بادئ ذي بدء، يتعلمون نبرة أصوات أمهاتهم. |
| Çünkü görüyorsunuz, insanlar gerçek içeriklerle öğreniyorlar. | TED | لانك تلاحظ ان مستخدمي ديولينجو يتعلمون باستخدام محتوى حقيقي |
| Uydurma cümleler yerine kendiliğinden ilginç olan gerçek içeriklerle öğreniyorlar. | TED | على عكس التعلم بالجمل المعدة مسبقا الناس يتعلمون باستخدام محتوى حقيقي وهو بطبيعته ممتع |
| Çünkü erkekler ağlamamayı ve ciyaklamamayı o yaşta öğrenir. | TED | لأن الأولاد يتعلمون ألا يبكوا أو ينحبوا. |
| Çocuklarımızın çoğu, gülümsemeyi ebeveynleriyle yüz yüze durarak öğrenir. | Open Subtitles | معظم أطفالنا يتعلمون كيف يعبرون عن مشاعرهم ببقائهم وجهاً لوجه مع آبائهم |
| Bu nedenle; çocuklar çevrelerindeki yetişkinlerin davranışlarıyla kendilerini yargılarlar, yargılamayı öğrenirler. | TED | لذا الاطفال يقيمون أنفسهم ، يتعلمون أن يقيموا أنفسهم بتصرفات البالغين حولهم. |
| İnsanlar gördüklerinin anlatılmasıyla değil kendileri başlarına öğrenirler. | TED | البشر لا يتعلمون عن طريق إخبارهم عن ما يروه ولكن يعلمون أنفسهم ماذا تكون هذه الأشياء |
| Ve geçmişten ders almayanlar onu tekrar yaşamaya mahkum. | Open Subtitles | وأولئك الذين لا يتعلمون من الماضي محكوم عليهم بتكراره |
| Bu nedenle, benim yapımıma parasal destek vermekle, yeniden halk huzurunda olacağım, ve sil baştan beni sevmesini öğrenecekler, Henry. | Open Subtitles | لذا بتمويل مشروعي الخاص سوف أكون أمام الجمهور ثانيةً وسوف يتعلمون محبتي من جديد |
| Direnmeyenler arta kalan yitik yaşamları boyunca sefalet içinde yaşamayı öğreniyor. | Open Subtitles | هؤلاء الذين لا يقاومون يتعلمون العيش مع التعاسه لبقية حياتهم المكسورة |
| Ve dövüş sanatları konusunda eğitim alanlar da sadece arenada dövüşmeye devam etmemeli. | Open Subtitles | ولهؤلاء الذين يتعلمون الواشو لا يجب أن يفكروا دائماً فى القتال فى القاعة فقط |
| - Bir türlü öğrenmiyorlar, değil mi? | Open Subtitles | Translate أنهم لا يتعلمون أبدا، أليس كذالك؟ |
| Diğer çocuklar sayı saymayı öğrenirken o bana tek kartları saymayı öğretti. | Open Subtitles | كان يعلمني حساب الآحتمالات في الوقت نفسة الآطفال الآخرين كانوا يتعلمون كيف يحسبون |
| Kendimi, öldürmeyi öğrenen çocuklarla dolu bir okulda buldum. | Open Subtitles | وجدت نفسي جزءاً من هذه المدرسة وأشاهد الصبية يتعلمون كيف يقتلون |
| Onlara birinci sınıf üretimi öğreteceksiniz, onlar da öğrenecek. | Open Subtitles | سوف تقوم أنت بتعليمهم هذا، وسوف يتعلمون. |
| Sanırım bu aptallar asla öğrenmiyor. | Open Subtitles | أعتقد أنّ هؤلاء المغفلين لا يتعلمون أبداً. |
| General'e Amerikalıların çekilmeyi öğrendiklerini söyle. | Open Subtitles | أخبر اللواء أن الأمريكان يتعلمون كيف ينسحبوا |
| Onlar bu yolla bizim kültürümüzü, dilimizi, geleneklerimizi öğrenerek bizim farklılığımızı ve benzerliklerimizi keşfediyorlar. | TED | انهم يتعلمون ثقافتنا ولغتنا وتراثنا و يدركوا كما اننا مختلفين في نفس الوقت نحن متشابهين. |