| Ve belki de bunu size daha önce kimse söylemedi, ama gerçekten iyi bir iş çıkardınız. | TED | وربما لم يخبركم أحد بهذا من قبل، لكنكم قمتم بعمل رائع جدا، |
| Kendi aranızda fısıldanmanın ayıp olduğunu kimse söylemedi mi? | Open Subtitles | ألم يخبركم أي أحد أبداً أنه من الوقاحة أن تتهامسون؟ |
| Size alışveriş merkezindeki bombayı söylemedi. Ama bir anda diğer üçünü birden söyledi. | Open Subtitles | لم يخبركم عن قنبلة مجمع التسوق لكنه أعطاكم الثلاث الأخريات |
| Doktor falan istemiyorum. Koca Baba hakkında bir şey söyleyecek. | Open Subtitles | اننى لا أحتاج الى طبيب لديه ما يريد أن يخبركم به |
| Kendi platformlarının bizden daha hızlı olduğunu söyleyen çıkarsa iyi bir avukat ayarlasınlar. | Open Subtitles | وأي شخص يخبركم بأن منصته أسرع منا يُفَضل بأن يكون لديه محامي جيد |
| Ne, size geçmişini hiç anlatmadı mı? | Open Subtitles | ماذا ، ألم يخبركم أبداً عن ماضيه ؟ |
| Size alışveriş merkezindeki bombayı söylemedi. Ama bir anda diğer üçünü birden söyledi. | Open Subtitles | لم يخبركم عن قنبلة مجمع التسوق لكنه أعطاكم الثلاث الأخريات |
| - Bana kimse bir bok söylemedi. | Open Subtitles | كان ينبغي على المالك أن يخبركم لم يخبرنا أحد بأي شيء |
| Artık orada neden çalışmadığımı söylemedi. | Open Subtitles | والذي لمْ يخبركم بهِ هو سبب .عدمَ إستمراري بالعمل هُنالِكَ |
| Beni nereden evlat edindiğini hiç söylemedi. | Open Subtitles | لم يخبركم مِن أين قام بالتبنّي؟ "أوستانوفا" |
| Andre, bir hafta sonra geri geldiğini size hiç söylemedi. | Open Subtitles | أندريه ) لم يخبركم أنه ) .. عاد بعد أسبوع |
| Kimse Homer'ın tırmanış hakkında bir şey bilmediğini ve tüm bunların çılgınlık olduğunu söylemedi mi? | Open Subtitles | ألم يخبركم أحد أن (هومر) لا يفقه شيئاً بتسلق الجبال؟ وكل هذا خارج عن المنطق؟ |
| - Yani diyorum ki emlakçı size söylemedi mi? | Open Subtitles | - انا اعني , الم يخبركم المقاول .. |
| Kimse söylemedi mi, çavuşlar? | Open Subtitles | ألم يخبركم أحد، أيها العرفاء؟ |
| Kimse söylemedi mi? | Open Subtitles | ألم يخبركم أحد؟ ** **هناك حرب قائمة |
| Carter, Fuller'ın D.E.A.'den olduğunu söylemedi mi? | Open Subtitles | كارتر لم يخبركم بأن (فولر) كان عميل متخفي في قسم مكافحة المخدرات والتبغ؟ |
| Doktor falan istemiyorum. Koca Baba hakkında bir şey söyleyecek. | Open Subtitles | اننى لا أحتاج الى طبيب لديه ما يريد أن يخبركم به |
| Dr. Clarkson'un size söyleyecek bir şeyi var. Belki biraz görüşünüzü değiştirir. | Open Subtitles | الدكتور "كلاركسون" لديهِ شئ يخبركم بهِ والذي ربّما يغيرُ وجهة نظركم قليلاً |
| Ama şunu size söyleyen ilk kişi ben olayım, bu konu zor olabilir. Garip, rahatsız edici -- ama aslında amaç bu. | TED | سأكون أول من يخبركم أن هذا ليس بالأمر السهل، هو محرج وغير مريح، لكن هذا جزء من الموضوع. |
| Bay McTavish henüz güzel kısmı anlatmadı. | Open Subtitles | السيد "ماكتايفش" لم يخبركم بالأخبار السارة حتى الآن |
| Brian'ın size söylemediği... onalrın gerçek korsanalr olmadığıydı. | Open Subtitles | الذي لم يخبركم بة برايان هو ان هؤلاء لم يكونوا قراصنة حقيقيين |