Yaa, demek bu noktaya geldik, öyle mi? Korkarım, Warner Kardeşler yakışıklı bir matine idolü... ile alt sınıf, adi bir suçlu arasında... seçim ypmak zorunda kalacak. | Open Subtitles | إذا كان هذا, أنا خائف أنّ الأخّوة وارنرز يجب أن يختاروا بين معبود الجماهير الكبير وهذا المتعجرف |
Daha önce böyle bir bölge ya da bu kadar soğuk hava seçmediler. | Open Subtitles | إنهم لم يختاروا أرض مثل هذة من قبل أو طقس بارد مثل هذا |
- Burada olmayı onlar seçmedi. - Ben de öyle. | Open Subtitles | هم لم يختاروا وجودهم هنا- ولا أنا- |
İkinci olarak, bu Büyük Göç, Amerikan tarihinde alt sınıf olan insanların kendileri için Tanrı tarafından verilen yetenekleriyle ne yapacaklarını ve nereyi takip edeceklerini seçme şansına sahip oldukları bir ilkti. | TED | ثانيًا، كانت تُعد تلك الهجرة الكبرى المرة الأولى في التاريخ الأمريكي التي كان للطبقات الدنيا الفرصة حقًا في أن يختاروا لأنفسهم ما سيفعلونه بمواهبهم التي وهبها الله لهم وأين سيسعون خلفها. |
Onlara bir kova dolusu verdik. İki renkten birini seçmek zorundalar. | TED | وبالتالي فلديهم دلو كامل منها. وعليهم أن يختاروا أحد اللونين. |
Aralarından birini seçmezler. | Open Subtitles | فلن يختاروا واحد منهم |
İnsanlar sadece iyi veya kötü davranmayı seçebilirler. | Open Subtitles | .الناس فقط يقدرون أن يختاروا بين الجيد والسيء |
Kimi seçeceklerine ve ne yapacaklarına böyle karar veriyorlardı. | Open Subtitles | هكذا علموا من يختاروا وماذا سيفعلونَ بهِم. |
Çiftlerimiz ilk dans için yerlerini alırken, jüriye final turu için 6 çift seçeceklerini hatırlatmak istiyorum. | Open Subtitles | بينما يأخذ الراقصون أماكنهم سأذكر الحكام أن عليهم أن يختاروا 6 ثنائيات للجولة الأخيرة |
Onların gizli açığa arasında seçim yapmak ve yapmaları onur-bağlı olan masum, şey tasarruf. | Open Subtitles | أن يختاروا بين فضح سرهم و إنقاذ بريء . شيء أقسموا على فعله |
Sevgi ile etli bir sardalya arasında seçim yapmaları gerekse her seferinde balığı seçerler. | Open Subtitles | أذا كان عليهم أن يختاروا بين الحُب وبين سمكة السردين الطرية سوف يختارون السمكة في كل مرة |
Gücü olmayanlar asla seçim yapamaz. Sadece kendileriyle baş başadırlar. | Open Subtitles | المغلوب على أمرهم لا يمكنهم أبدًا أن يختاروا لديهم فقط أنفسهم |
- Henüz bir yer seçmediler. Belki de onlara burayı tavsiye etmeliyim. | Open Subtitles | لم يختاروا مكانا له بعد.ربما علي ان اخبرهم عن هذا المكان |
Daha önce böyle bir bölge ya da bu kadar soğuk hava seçmediler. | Open Subtitles | لم يختاروا مكانا كهذا قط أو الطقس البارد |
Bunu yapan kişi Kraldır, aileleri birbirinden ayıran çocukların gözü önünde ailelerin kazıklarda yanması sırf Karanlık veya Aydınlık taraftan birini seçmediler diye! | Open Subtitles | هذا من الملك الذي فصل العائلات وجعل الاطفال يشاهدون اهلهم يحترقون ان لم يختاروا بين النور والظلام |
Onlar seçmedi bunu. Bunu arzulamadılar. | Open Subtitles | لم يختاروا هذا ولم يرغبوه |
Kralın Şehri'nde yaşayan insanlar sahte kral Joffrey Baratheon'u seçmedi. | Open Subtitles | سكان أرض الملك لم يختاروا الملك المزيف (جوفري بوراثيون) |
Bunu kendileri seçmedi. | Open Subtitles | كما تعلمين، لم يختاروا الأمر |
- Dilencinin seçme hakkı yoktur, Külkedisi. | Open Subtitles | لا يمكن للمتسولين أن يختاروا يا سندريلا! |
Yeni üyelerini seçmek üzereler ve ben bu seçime karşı çıkmak istiyorum. | Open Subtitles | لقد أوشكوا أن يختاروا أعضاء جدّد وأنا أودّ أن أتحدّى عملية الإختيار تلك |
Asla bu yolu seçmezler | Open Subtitles | لم يختاروا هذا الطريق |
Yardakçıları kendi hayatlarını seçebilirler. | Open Subtitles | العملاء بوسعهم أن يختاروا تغيير حياتهم. |
Kimi seçeceklerine ve ne yapacaklarına böyle karar veriyorlardı. | Open Subtitles | هكذا علموا من يختاروا وماذا سيفعلونَ بهِم. |