| Şu an NSA'in aynı konuşmanın kaydını dinlemiyor olması için sadece dua edebiliriz. | Open Subtitles | لا يسعنا إلا أن ندعو بألا تكون وكالة الأمن القوميّ تصغي إلى تسجيل لنفس هذه المحادثة الآن |
| Yalnızca umut edebiliriz ki, küçük bir biçimde buradaki zamanımız anılacaktır. | Open Subtitles | ولا يسعنا إلا أن نأمل، ولو بقدر قليل... أن وقتنا هنا سيبقى مذكوراً |
| İnsanlar ölüyorlar ve bu konuda elimizden hiçbir şey gelmiyor. | Open Subtitles | ..الناس يموتون ولا يسعنا أن نفعل شيئاً لإنقاذهم |
| Bu sıra dışı davranışın arkasındaki gerçek nedenler konusunda sadece spekülasyon yapabiliriz. | Open Subtitles | لا يسعنا إلا التكهن.. عن السبب الحقيقي لهذا السلوك الغير اعتيادي. |
| Tamam. Bunu, ne bileyim, bir dağın tepesinde falan yapamaz mıyız? | Open Subtitles | حسنٌ، لا يسعنا القيام بذلك فأنا لا أعرف أماكن عالية، مرتفات؟ |
| Yaptığını ispat edemeyiz. Artık sana vurduğunu bile ispat edemeyiz. | Open Subtitles | لا يسعنا أن نثبت فعلته، لا يسعنا حتى أن نثبت أنه لمسك. |
| Fakat bu bakış sık sık tereddütlerle doludur ve karşı tarafa göz atmaktan kendimizi alamayız. | TED | لكن في كثير من الأحيان، هذه النظرة مليئة بترددنا، ولا يسعنا إلا أن نشيح بنظرنا بعيدًا. |
| Beni yok sayacaksın, önemli değil, ama küçük bir okula gidiyoruz, birbirimizden kaçamayız. | Open Subtitles | وهذا مناسب ولكننا نداوم بمدرسة صغيرة لا يسعنا حقا تجنب بعضنا البعض |
| Buna mani olamıyoruz. Erkekler böyledir işte. | Open Subtitles | لا يسعنا شيء حيال ذلك هذا فطري لدى الرجال |
| Gösteride iyi şanslar. Görmek için sabırsızlanıyoruz. | Open Subtitles | حظاً موفقاً في العرض لا يسعنا الانتظار لمشاهدته |
| Birbirimize karşı durmak zorunda değiliz. Birlikte hareket edebiliriz. | Open Subtitles | لا يجب أن نتعارض، يسعنا العمل سوياً |
| Sanırım biz de yardım edebiliriz bayan. | Open Subtitles | ربما يسعنا أن نكون مساعدين, يا آنسة |
| Tüm şehir sular altında, efendim. elimizden birşey gelmiyor. | Open Subtitles | المدينة بأكملها غارقة في المياه لا يسعنا فعل أي شيء |
| elimizden gelen tek şey dua edip beklemek. | Open Subtitles | كلّ ما يسعنا فعله هو الانتظار ورجاء الأمل |
| Ve hepimizin ondan öcümüzü almak için yapabileceğimiz tek şey, elimizden gelen en iyi şovu hazırlamak ve herkesin birbirine düşmesi, ya da bana, zevkini yaşatmamaktır. | Open Subtitles | وكلّ ما يسعنا فعله لنرد الطّعنة، هو القيام بأفضل برنامج ممكن، وعدم منحه الإبتهاج |
| Umarım katil kredi kartıyla ödeme yapmıştır. Böylece fişini bulup şüphelilerle karşılaştırma yapabiliriz. | Open Subtitles | على أمل أنّه قامة بشرائه بواسطة بطاقة الائتمان حيث يسعنا التعرفَ عليه وإحالته كمشتبه |
| Ne yapabiliriz ki? | Open Subtitles | ماذا يسعنا أن نفعل؟ |
| Ne yapabiliriz... | Open Subtitles | إذن, فما الذي يسعنا فعله؟ |
| Bunu aşın, tamam mı? Neden sadece yolumuza gitmiyoruz? Havadan sudan konuşan 4 normal Amerikalı gibi olamaz mıyız? | Open Subtitles | تجاوزوا ذلك، لمَ لا يسعنا أن نمارس أي لعبة لساعتين، |
| Aynı hataları yapmaya devam edemeyiz çünkü o zaman geriye bir şey kalmayacak. | Open Subtitles | لا يسعنا للحفاظ على الوقوع في الأخطاء نفسها، لأنه لن يكون هناك لا يبقى شيء. |
| Yüzbaşı, o uyduları kaybetmeyi göze alamayız, ama bir diğer önemli konu da, o Chitauri'nin derhal bana getirilmesi. | Open Subtitles | كابتن، لا يسعنا تحمل فقدان تلك الأقمار. ولكن على قدر من الأهمية، عليك تسليم ذلك الشيتاوري لي. |
| kaçamayız. Wayward Pines'ı içeriden değiştirmemiz gerek. | Open Subtitles | لا يسعنا الهرب علينا أن نغير البلدة من الداخل |
| Reed Perkins şu anda ajan marketinde reyon reyon geziyor ve biz buna mani olamıyoruz. | Open Subtitles | الآن (ريد بيركنز) سيذهب من أجل تسوّق الجواسيس في عطلة الاسبوع، ولا يسعنا فعل أي شيء حيال الأمر. |
| Ama şimdi bir süredir uzaktayız ve geri dönmek için sabırsızlanıyoruz. | Open Subtitles | أنا الآن بما أننا غبنا فترة لا يسعنا الانتظار حتى نعود لديارنا |