Üstüme et yumuşatıcı dökerken bu koca kazanı temizlemekte zorlanıyorum. | Open Subtitles | يصعب عليّ تنظيف هذا القدر الكبير بينما ترمي عليّ توابل اللحم |
Hala inanmakta zorlanıyorum ama Deve dönüşüyorsun ama bunu nasıl yapıyorsun Eren? | Open Subtitles | .لا زال يصعب عليّ تصديق ذلك أنت تستطيع التحوّل إلى عملاق، لكن ما الذي يعنيه هذا يا إيرين؟ |
Senin sahip olduklarını benim asla olamayacığımı bilmek çok zor. | Open Subtitles | يصعب عليّ معرفة أني لن أحضى أبدا بما تحضين به |
Hemen şunu söyleyeyim, başarısız oldum ve bir avukat olduğumdan başarısızlık benim için kabullenilmesi çok zor bir şey. | TED | والآن، سأخبركم من البداية أنني فشلت، وهذا أمر، كوني محامية، يصعب عليّ الاعتراف به. |
Pardon. Benden nefret eden insanlara nezaket göstermek biraz zor geliyor. | Open Subtitles | أنا آسفة ، يصعب عليّ إبداء المحبة تجاه أناس يكرهوني. |
Mükemmel güçlerim ya da teknolojik eşyalarım olmadığını düşünürsek inanması biraz zor. | Open Subtitles | باعتبار أنني لا أملك أي قدرات أو أدوات ذكية يصعب عليّ تصديق ذلك |
Bunu paylaşmak benim için zor olmuştu, ve madem, sen bunu, bu kadar hafife aldın.. | Open Subtitles | أتعلم، كان يصعب عليّ مشاركة هذا معك، وحقيقةأنكاستخففتبهذاللتوّ.. |
Onca yaptığın şeyden sonra seni ciddiye almakta zorluk çekiyorum. | Open Subtitles | يصعب عليّ اتخاذ كلامك على محمل جاد بسبب كل ما فعلتِه. |
Uzun zamandır çalıştığım departmanın değişmesini kabul etmekte zorlanıyorum. | Open Subtitles | يصعب عليّ القبول بأن المركز الذي طالما عرفته بدأ يتغير |
Önerdiğin şey öyle düşüncesizce ki bu anın var olduğunu hayal etmekte zorlanıyorum. | Open Subtitles | ما تقترحه أمر في غاية الرعونة يصعب عليّ للغاية أن أتخيل أن تلك اللحظة لها وجود |
Buna inanmakta zorlanıyorum. | Open Subtitles | فتى وسيم مثلك؟ يصعب عليّ تصديق ذلك |
Hayır ama yoldaşları olarak buna inanmakta zorlanıyorum. | Open Subtitles | لكن بصفتي رفيقهما، يصعب عليّ تصديق ذلك. |
Kolumu kaldırmakta zorlanıyorum. | Open Subtitles | يصعب عليّ رفع ذراعي. |
Böyle değerli zamanları kaçırmak çok zor geliyor. | Open Subtitles | لا تشغل بالك بالأمر يصعب عليّ أن أفوّت لحظات غالية كهذه |
Ve bunu taşımak benim için çok zor çünkü bu biraz sevimsiz. | Open Subtitles | ونوعاً ما يصعب عليّ التحدث فيه لأنه شئ أخرق |
Bu benim için, nörobilim noktasından açıklanması çok zor bir şeydi ve bilimsel tarafım nasıl olduğunu göremiyordu, ve hala çok güçlü, çok ama çok kudretli bir anı. | Open Subtitles | ألكسندر: كان هذا شيئًا يصعب عليّ بشدة أن أفسره من وجهة نظر علم الأعصاب |
Bilmemek biraz zor geliyor. | Open Subtitles | لم تشأ إقلاقك عليها يصعب عليّ عدم القلق الآن |
İki büklüm yatması biraz zor oluyor da. | Open Subtitles | يصعب عليّ أن أنام بذلك الوضع اللولبي. |
Ancak nedenlerini açıklamam biraz zor. | Open Subtitles | لكن يصعب عليّ توضيح السبب |
Ama aynı zamanda, seninle doğruları paylaşmak bazen benim için zor oluyor. | Open Subtitles | لكن في الوقت نفسه، فإن إخبارك الحقيقة يصعب عليّ أحيانًا. |
4 yıldan sonra iyi bir haberi kabullenmek benim için zor. | Open Subtitles | بعد الـ 4 سنين الماضية، يصعب عليّ قبول خبر طيب. |
Neden sana inanmakta zorluk çekiyorum? | Open Subtitles | ولمَ يصعب عليّ تصديقك؟ |