| Şimdi, bu gençlerin evlenmelerine itirazı olan varsa, ya şimdi ortaya çıksın ve konuşsun, ya da sonsuza kadar sessiz kalsın. | Open Subtitles | لو كان لدى اي احد سبب للاعتراض على زواج هذين يتحدث الآن او يصمت الى الابد |
| Bayan Boynton da şöyle bir diklenip herkese çenesini kapatıp, oturmasını söyler ve olay da kapanırdı. | Open Subtitles | السيدة بوينتون تقوم على سيقانها الخلفية لتملي على كل واحد أن يصمت و ينتصب مستقيما إنها تريد كل الهدوء التام |
| Bir kaç telefon etti, ben de öyle oturup susmasını bekledim. | Open Subtitles | لقد قام باجراء بعض المكالمات وانا كنت جالسة هناك انتظره يصمت |
| İstesen de, istemesen de seninle geliyorum, sus. | Open Subtitles | أنا قادم معك ما إذا كنت ترغب في ذلك أم لا، لذلك يصمت. |
| Ya derhâl küreğini çekip buradan defolursun ya da sesini kesip o kamerayı geri almama yardım edersin. | Open Subtitles | لذا يمكنك إما مجداف الجحيم من هنا الآن أو يمكنك يصمت ومساعدة لي الحصول على تلك الكاميرا الخلفية. |
| Bu evliliğin gerçekleşmesine bir engel olduğunu iddia eden biri varsa... ya şimdi konuşsun ya da ebediyen sussun. | Open Subtitles | فى الزواج المقدس .و اذا كان لدى احد اى سبب فى عدم اتمام هذا الارتباط فليتكلم أو يصمت الى الابد |
| Bu, neden üniformamızın olmadığını sordu, diğeri "kapa çeneni" dedi. | Open Subtitles | سأل هذا عن سبب عدم ارتدائنا لأزياء عسكريّة، فأمره هذا بأن يصمت |
| Bu ikisinin evlenmesine itirazı olan varsa ya şimdi konuşsun... yada sonsuza kadar sessiz kalsın. | Open Subtitles | إذا كان أحد ما يعرف سبباً يمنع هذين من الزواج فليتكلم الآن أو يصمت إلى الأبد |
| Bu iki insanın evlenmesine itirazı olan varsa, ya hemen konuşsun ya da sonsuza dek sessiz kalsın. | Open Subtitles | أي شخص يرى سببا يمنعهما من الزواج فليتكلم الآن أو يصمت الى الأبد |
| Anlaşılan biri bu evliliğe karşı çıkmış ve sessiz kalamamış. | Open Subtitles | يبدو أن هناك من كان يعترض على ذلك الزواج و لم يستطع أن يصمت للأبد |
| Bunun yanı sıra onu konuşabilir yaptım. Asla çenesini kapamadığından beri, bu aramızda bir tartışma konusu. | Open Subtitles | لقد جعلته يتحدث كذلك , و هذه تعتبر مشكلة بالنسبة لي بما أنه لا يصمت قط |
| Tüm gerçekler açığa çıkana kadar çenesini tutması gerekirdi. | Open Subtitles | كان حريّاً به أن يصمت حتّى تجلّي الحقائق |
| Sanki evladının gözlerinin önünde boğulması ama ona susmasını söyleyememek gibiydi! | Open Subtitles | الأمر أشبه برؤيتك لولدك وهو يقع ولا تستطيع أن تخبره أن يصمت |
| En kötüsüde 16 yaşında ve susmasını bilmiyor. | Open Subtitles | المصيبة الكبرى انه في الـ16 ولايعلم متى يصمت |
| sessiz ol! Susmazsa onu ben vururum! sus! | Open Subtitles | اصمت، أذا لم يصمت سأقتله بنفسى |
| - Herkes sesini kessin! Nasıl olacağını anlatıyorum: | Open Subtitles | الجميع يصمت ، حسناً هنا كيف سيجري الأمر... |
| Bu iki insanın evlenmemesi için geçerli bir sebep gösterebilecek kişi lütfen ya şimdi konuşsun ya da sonsuza dek sussun. | Open Subtitles | أي شخص يرى سببا يمنعهما من الزواج فليتكلم الآن أو يصمت الى الأبد |
| Zeke, eğer çeneni kapayıp kürek çekmezsen buradan hala canlı çıkamayabiliriz. | Open Subtitles | زيكي ، إذا لم تقم بذلك يصمت و مجداف قد لا يزال نحصل للخروج من هذا على قيد الحياة . |
| Bir adamın susmasını istiyorsanız, onu Susturun. | Open Subtitles | إذا كُنت تريد لرجل أن يصمت, فلتقم بإسكاته للأبد. |
| Hiç susmuyor. Muhabire sataşıyor. | Open Subtitles | انه لا يصمت أبدا ها هو يصيح فى أحد الصحفيين |
| - Domuzcuk! - Evet, Domuzcuk! susun! | Open Subtitles | نعم ، نعم بيجي اصمتوا ، على الجميع ان يصمت |
| Tanrı aşkına Sustur şunu. | Open Subtitles | دعه يصمت بحق الرب اصمت، فلايك |
| Bağırırsan susmaz, tamam mı? | Open Subtitles | أنه لن يصمت أذا كنت تصرخ بهذا الشكل؟ |
| Düşünebilmem için herkesin susması gerek! | Open Subtitles | حسن ، على الجميع أن يصمت لكيّ أستطيع التفكير |
| Bazen insanlar susar çünkü söyleyecekleri şeylerden korkarlar. | Open Subtitles | احيانا عندما يصمت الشخص قد يكون خائفا من ماسيقول |
| Biraz aptalımdır, çok konuşurum. Hep gevezelik ederim. Çenem hiç kapalı durmaz. | Open Subtitles | أنا غبي، أتكلم كثيرا هذا الفم لا يصمت أبدا |