| Henüz Newton hariç hiç kimse onun yeni yasalarını astronomik bir soruya uygulamaya kalkışmamıştı. | Open Subtitles | ولا أحد غير نيوتن قد حاول في ذلك الوقت أن يطبق مجموعة جديدة من القوانين على أسئلة فلكية |
| Toplumumuz, yasaları kendi elleriyle uygulamaya kalkan bir adamı hoş göremez. | Open Subtitles | ومجتمعنا لا يصفح عمن يطبق القانون بيديه |
| Bu sadece senin için değil, şehirdeki herkes için geçerli | Open Subtitles | هذا الشئ لا يطبق عليك فقط,بل على جميع سكان هذه المدينه |
| Güvenlik protokolünün bütün çalışanlar için geçerli olduğunu biliyorsun. | Open Subtitles | أنتَ تعرف أن البروتوكول الامني يطبق على جميع الموظفين هنا. |
| Ve o şimdi aynı tekniği Samanyolu'nu dolduran elektromanyetik uğultuya uyguluyor. | Open Subtitles | وانه يطبق الآن نفس التقنية الأزيز الكهرومغناطيسي الذي يملأ درب التبانة. |
| Artık bunun nasıl hissettirdiğini biliyor ve bu veriyi bir başkasının üstünde uyguluyor. | Open Subtitles | والآن هو يعلم كيف يشعر أحد به وهو يطبق هذه البيانات على شخص آخر |
| Noktalar, mor ötesi ışıkta parlayan sıvı yapıştırıcıyla uygulanır. | Open Subtitles | النقاط يطبق عليها لاصق سائل يحتوي على آثار فوق بنفسجية |
| Çok basit, polis olmandan dolayı kanunlar sana uygulanmayacak diye bir şey yok. | Open Subtitles | ليس لأنك احد أفراد الشرطة فمعناها ان القانون لا يطبق عليك |
| Henüz Newton hariç hiç kimse onun yeni yasalarını astronomik bir soruya uygulamaya kalkışmamıştı. | Open Subtitles | (لا أحد غير (نيوتن قد حاول حتى الآن أن يطبق مجموعة قوانين جديدة على مسألة فلكية |
| Axl sonunda nasıl ders çalışılır öğrendi ve bunu kendi dersinde uygulamaya karar verdi. | Open Subtitles | أكسل) تعلم أخيرا كيف يذاكر) وقرر أن يطبق تلك المعرفة إلى المواد التي كان يدرسها |
| Savaşta düşmanın malına el koymama izin veren yasayı, sadece düşman ülkeler ve yurttaşları için geçerli olduğunu bile bile kullanıyorum. | Open Subtitles | استخدم القانون للسماح لي بالاستيلاء على الممتلكات في الحرب مع العلم أنه يطبق فقط على الممتلكات الحكومية ومواطنين الدول المتحاربة |
| Bizler için olduğu kadar onlar için de geçerli. | Open Subtitles | يطبق عليّ و عليك |
| Kurallar her durumda geçerli. | Open Subtitles | القانون يطبق في جميع الأحوال. |
| Bizimkisi savaş yasalarını uyguluyor galiba. | Open Subtitles | - عدا ذلك لا انه يطبق قوانين الحرب |
| Biri ağır bir şey kaldırıyor, diğeri de baskı uyguluyor. | Open Subtitles | و الآخر يطبق الظغط |
| Aileler arasında kan davası olan yerlerde birileri hedef alınırsa, bu içerik uygulanır. | Open Subtitles | يطبق هذا المفهوم على أي مكان يستهدف به أي شخص بسبب العداوة العائلية بين العوائل |
| Zimmete para geçirmede de aynı yöntem uygulanır. | Open Subtitles | نفس المبدأ يطبق على الإختلاس |
| Çok basit, polis olmandan dolayı kanunlar sana uygulanmayacak diye bir şey yok. | Open Subtitles | ليس لأنك احد أفراد الشرطة فمعناها ان القانون لا يطبق عليك |