| Bir daha asla eve dönemeyeceklerini düşünüyor. | Open Subtitles | فهو يعتقد أنهم لن يعودوا أبداً إلى ديارهم |
| onların bizimkilerden farklı yetenekler geliştirdiğini, düşünüyor, ve onları avlıyor. | Open Subtitles | يعتقد أنهم طوروا قدرات مختلفة عندهم وهو يطاردهم |
| Sadece babalarınızın onayını almak istiyor çünkü onların havalı olduğunu düşünüyor. | Open Subtitles | هو فقط يريد أن يرضيهم لأنه يعتقد أنهم رائعون |
| Sanırım dünyadaki herkes ya kutsandıklarını ya da lanetlendiklerini düşünüyor. | Open Subtitles | أظن أن كل شخص في العالم يعتقد أنهم إما مباركين أو ملعونين. |
| Doktorlarımızdan biri sistemlerinde bulunan maddeleri çoğaltmak için kuluçka olarak kullanılmış olabileceklerini düşünüyor. | Open Subtitles | أحد أطبائنا يعتقد أنهم ربما استخدموا لضخ المواد في دمهم |
| Gaston onun Paris dışına gönderildiğini düşünüyor ama Treville böyle bir riske girmez. | Open Subtitles | غاستون يعتقد أنهم أرسلوه خارج باريس لكن تريفل لن يأخذ مخاطرة كهذه |
| Singapur'daki köstebek Diego Garcia'daki bir gemiye sızdıklarını düşünüyor. | Open Subtitles | جاسوس سنغافوري يعتقد أنهم تسللوا لسفينة في "دييغو" بـ "غارسيا" |
| Herkes neler yaşadığımı bildiğini düşünüyor ama aslında bilmiyorlar. | Open Subtitles | فرك ذاكرته. الجميع يعتقد أنهم يعرفون |
| Elmer Conway cinayetini bana yıkacaklarını düşünüyor, ve benim onu da içine çekeceğimi düşünüyor. | Open Subtitles | كان يعتقد أنهم سيلصقوا تهمة قتل "إلمر كونواي" بي. ويعتقد أنني سأسحبه معي. |
| Gerçekten mi? Oh, yapma. Hey, kim yapacaklarını düşünüyor? | Open Subtitles | حقاً ؟ من يعتقد أنهم سيقومون بها ؟ |
| Onların zayıf olduğunu, bizimse üstün olduğumuzu düşünüyor. | Open Subtitles | يعتقد أنهم ضعفاء وأن نوعنا متفوق عليهم |
| Elinde kanıtı yok ama "Özgürlük Ağacı" isimli silah satıcılarından geldiğini düşünüyor. | Open Subtitles | يعتقد أنهم يأتون من التعديل الثاني على الدستور "تُسمى "شجرة الحرية ولكن ليس هناك دليل على ذلك |
| Daha buraya gelmeden radikâlleştiklerini düşünüyor. | Open Subtitles | يعتقد أنهم تطرفوا قبل أن يصلوا إلي هنا |
| İçlerinde ne var bilmiyorum, belki de hiçbir şey yoktur ancak Leonard buna değeceğini düşünüyor. | Open Subtitles | أنا لا أعرف أي شيء فيهم . . على الإطلاق لكن (ليونارد) هنا يبدو أنه يعتقد أنهم يساوي الافتتاح |
| Rabbi onların siyasi olaylara bulaştığını düşünüyor. | Open Subtitles | "الحَبْر" يعتقد أنهم منخرطون في السياسة |
| "Çok aç gözlü olduklarını" düşünüyor. | Open Subtitles | يعتقد أنهم جشعون للغاية |
| "Çok aç gözlü olduklarını" düşünüyor. | Open Subtitles | يعتقد أنهم آثمون للغاية |
| Çakıştıklarını düşünüyor. | Open Subtitles | إنه يعتقد أنهم متعارضين |
| Franks'ten haber yok ama Gibbs'in yerini tespit ettiklerini düşünüyor. | Open Subtitles | لا أخبار عن (فرانكس)، لكن على ما يبدو، يعتقد أنهم إستطاعوا تعقب موقع (غيبز). |
| Baban hasta olduğunu mu düşünüyor onların? | Open Subtitles | إذن، والدك يعتقد أنهم مرضى؟ |