| Yani, bana ve bebeğe destek olacağını söyledi ama söyleyebilirim ki korkmuştu ve kendini tuzağa düşürülmüş hissediyordu ve sanırım... hazır değildi. | Open Subtitles | اعني هو قال انه سيكون بجانبي وبجانب الطفل ولكن كان من الواضح انه كان مرتعب وخائف لم يكن مستعدا ؟ |
| Çok ünlü olabilirdik, ama dünya henüz keytar çalan bir Asyalıya hazır değildi. | Open Subtitles | كان يمكن أن نكون مشهورين ، ولكن العالم لم يكن مستعدا لرجل آسيوي على "كيتار". |
| Yalnızca vekil olmaya hazır değildi. | Open Subtitles | أنه وحسب لم يكن مستعدا لكونه نَائِب |
| Tahliye edileceğini duyduğumda, onlara hazır olmadığını söylemiştim. | Open Subtitles | عندما استمعت الى القرار قلت لهم انه لم يكن مستعدا |
| Saygısızca davranmak istemem ama Ulaşım Departmanı, 1000 kişiyi taşımaya hazırlıklı değildi. | Open Subtitles | لا اريد ان احط من قدرك ولكن قسم النقل لم يكن مستعدا لحضور الف شخص |
| Birisine bağlı kalmak için hazır değildi. | Open Subtitles | لم يكن مستعدا للارتباط. |
| Babam Terry'e ulaşmaya çalışıyordu ama Terry konuşmaya hazır değildi. | Open Subtitles | استمر في محاولة الاتصال بــ (تيري) لكن تيري) لم يكن مستعدا للحديث) |
| İşe geri dönmeye hazır değildi. | Open Subtitles | لم يكن مستعدا للعودة |
| Beth'e prensin genç olduğunu, korktuğunu ve zor seçimler yapmaya hazır olmadığını söyleyebilirsin. | Open Subtitles | يمكنكى ان تخبرى بيس "ان الامير كان صغيرا" و خائفا و لم يكن مستعدا" لهذه الخيارات الصعبة التى كان يجب ان يفعلها |
| Ekonomik krizlere hazırlıklı değildi. | Open Subtitles | إنه لم يكن مستعدا للأزمة الاقتصادية |