| Bak, Çavuş, olanlardan dolayı üzgünüz, fakat yapabileceğimiz bir şey yok. | Open Subtitles | الان , شوف ايها الرقيب , نحن على استعداد لابداء اسفنا على ما جرى ولكن ما حدث قد حدث ولا يوجد شيئا يمكن عمله ازاء ذلك |
| Bak, yapabileceğimiz herşeyi yaparız yapamayacağımızı yapamayız. | Open Subtitles | انظر ، نحن سَنَعْملُ كلّ ما يمكن عمله حتى مالا نَستطيعُ |
| Şimdilik, tek yapabileceğimiz, bunu kimin bıraktığını öğrenmeye çalışmak. | Open Subtitles | الآن، كل ما يمكن عمله هو محاولة إكتشاف من ترك هذه |
| Hadi sor, yapabileceğim bir şeyse, kabul ederim. | Open Subtitles | إذن إطلب, وسوف أرى ما يمكن عمله |
| Orada yapabileceğim birçok şey Var. | Open Subtitles | يوجد الكثير الذى يمكن عمله هناك |
| Yerini belirleyip onu kurtarmak için elimizden geleni yapıyoruz. | Open Subtitles | نحن نَعْملُ كلّ ما يمكن عمله للمُحَاوَلَة لتَحديد مكانه ويُنقذُه. |
| Bir süre sonra sakinleşti ve fark etti ki bu konuda hiçbir şey yapılamaz Zaire'de altı hafta daha kalıp elinden geleni yapmaya devam etmek dışında. | Open Subtitles | 'ثم أدرك لا شيء يمكن عمله حيال ذلك ، ما عدا البقاء في زائير اضافية ستة أسابيع ، وتحقيق أفضل من ذلك. |
| Çabuk bir virüs testi ancak halihazırda enfekte olmuş biri üzerinde yapılabilir çünkü viral yük... | Open Subtitles | و الفحص الفوري للكشف عن الفيروس يمكن عمله فحسب على شخص مصاب بالفعل لأن الحمل الفيروسي يكون مرتفع |
| Tamam, parayla yapabileceğimiz en eğlenceli şey kesinlikle bu. | Open Subtitles | حسنا، بالتأكيد هذا اكثر شيء ممتع يمكن عمله مع النقود |
| yapabileceğimiz en kötü şey, ahh bir astroidden daha fazla endişeleneceğim şeyler var demek. (Kahkahalar) Açıkçası bu geleceğimize mal olabilecek bir hata. | TED | وأسؤ شيء يمكن عمله أن تقول يا إلهي ، لدي الكثير مما يوجب القلق عليه دون القلق من مذنب ما. وهذا خطأ قد يكلفنا حرفيا مستقبلنا. |
| Noel'de yapabileceğimiz hiçbir şey yok. | Open Subtitles | لا يوجد ما يمكن عمله هذا العيد. |
| Korkarım yapabileceğimiz hiçbir şey yok. | Open Subtitles | أخشى أنه لا شيء يمكن عمله |
| Oh, Iütfen en azından yapabileceğimiz bir şey vardı bay... ah... | Open Subtitles | أوه، أرجوكم، إنه أقل ما يمكن عمله لـ... |
| yapabileceğim bir şey olmasını dilerdim. | Open Subtitles | أتمنى لو كان هناك شيء يمكن عمله |
| Senin için yapabileceğim bir şey var mı? | Open Subtitles | و هل هناك شيئ يمكن عمله لك؟ |
| Senin için yapabileceğim bir şey mi var? | Open Subtitles | أهناك ما يمكن عمله لك؟ |
| Elimizden geleni yapıyoruz. | Open Subtitles | نحن نعمل كلّ ما يمكن عمله. |
| Elimizden geleni yapıyoruz. | Open Subtitles | نحن نعمل كلّ ما يمكن عمله. |
| - Elimizden geleni yapıyoruz. | Open Subtitles | نحن نَعْملُ كلّ ما يمكن عمله |
| hiçbirşey yapılamaz. adamlarımız mahsur kalmış. | Open Subtitles | لا شئ يمكن عمله رجالنا محاصرون |
| ..biraz gevşedim ama bu yapılabilir. | Open Subtitles | لعام أو اثنين ولكن هذا يمكن عمله |