"يواجه مشكلة" - Translation from Arabic to Turkish

    • sorunu
        
    • problemleri
        
    • sorunları
        
    • sorunlar yaşıyor
        
    • zor anlar geçirmekte
        
    36 yaş kalp sorunu için erken bir yaş olabilir. Open Subtitles 36من عمره إنه شاب على أن يواجه مشكلة في القلب
    Onlara dedi ki... kanalizasyon sorunu varmış. Çekip gittiler. Open Subtitles فرحل معتقداً أنّ الرجل يواجه مشكلة في المجارير قال إنه سيعالجها
    Onları bırakmakta zorlanıyor. Muhtemelen karşımızda ciddi terk edilme problemleri olan biri var. Open Subtitles إنه يواجه مشكلة في تركهم، في الغالب نحن نبحث عن شخص عانى مشاكل هجر شديدة
    - İş yerinde problemleri mi vardı? Open Subtitles -إذن، هل تعتقد أنّه كان يواجه مشكلة بالعمل؟
    Harika biriydi. İlişkileriyle ilgili sorunları vardı. İyi mi? Open Subtitles هال، رجل لطيف، كان يواجه مشكلة بعلاقاته، كيف حاله؟
    Diyelim ki Çavuş Green yasal sorunlar yaşıyor onun için avukat önerme gibi bir hakkın var mı? Open Subtitles حسنًا، لنقل. أن الرقيب (غرين) يواجه مشكلة قانونية. ماذا يمكنك أن توصي محاميه؟
    Sayın yolcular, bir yolcumuz zor anlar geçirmekte. Open Subtitles سيّداتي و سادتي، لدينا مسافرٌ يواجه مشكلة.
    - Böyle saati olan birinin pasaport sorunu olmaz. - 18. YAŞGÜNÜNDE, BABANIN SAATİ, SEVGİLER, ANNEN Open Subtitles رجل يملك ساعة كهذه لا يواجه مشكلة في جواز السفر
    Bu bitkilerin ürettiği tohumları depolamak isteyen kemirgenler bir taşıma sorunu yaşar. Open Subtitles أى حيوان قـارض يريد تخزين البذور الصغيرة جداً للنبات .. مثل هذه يواجه مشكلة نقلها
    Elbette eğer yaraların iltihabı... bedenine ve yüzüne sıçrarsa... başka bir sorunu var demektir. Open Subtitles بالطبع إن ظهرت بثور على جذعه ووجه فمن المحتمل أنه يواجه مشكلة أخرى
    Yani, bekleme odasındaki arkadaşım Müslüman ve bir sorunu yok. Open Subtitles أعني، صديقي بغرفة الانتظار مسلم ولا يواجه مشكلة
    - İş yerinde problemleri mi vardı? Open Subtitles -إذن، هل تعتقد أنّه كان يواجه مشكلة بالعمل؟
    Sevgilisiyle sorunları var ve bir hediye almak istiyor. Open Subtitles إنه يواجه مشكلة مع عشيقته ويريد أن يشتري لها هدية
    Bence amcanın daha büyük sorunları var. Open Subtitles حسناً ، أعتقد أن عمك يواجه مشكلة كبيرة
    Diyelim ki Çavuş Green yasal sorunlar yaşıyor onun için avukat önerme gibi bir hakkın var mı? Open Subtitles .حسنًا، لنقل .أن الرقيب (غرين) يواجه مشكلة قانونية ماذا يمكنك أن توصي محاميه من أجله؟
    Sayın yolcular, bir yolcumuz zor anlar geçirmekte. Open Subtitles سيّداتي و سادتي، لدينا مسافرٌ يواجه مشكلة.

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more