"يواصلون" - Translation from Arabic to Turkish

    • sürekli
        
    • devam ediyor
        
    • devam ediyorlar
        
    • devam ederler
        
    • edip duruyorlar
        
    sürekli olarak sayım için geri gelmek, duvarı geçmek için yapmam gerekeni, yapmamı engelleyecek. Open Subtitles إنهم يواصلون التفقد من السجناء لن يتركونني أفعل ما أريد لعبور الجدار
    sürekli olarak sayım için geri gelmek, duvarı geçmek için yapmam gerekeni, yapmamı engelleyecek. Open Subtitles إنهم يواصلون التفقد من السجناء لن يتركونني أفعل ما أريد لعبور الجدار
    Başkan Chun Du-Whan'ın 13 nisanda yayımladığı özel beyanattan sonra öğrenciler anayasa karşıtı sert gösterilerine devam ediyor. Open Subtitles الطلاب يواصلون تظاهراتهم العنيفة ضد القانون بعد إصدار بيان الـ 13 من أبريل من قبل الرئيس تشن دو وان
    NATO görevlileri araştırmaya devam ediyor. Open Subtitles جنود حفظ سلام منظمة حلف شمال الأطلسي مازالوا يواصلون البحث
    Bugün, o ilkel yaşam formlarının soyundan gelenler gelişmeye devam ediyorlar. Open Subtitles اليوم، أحفاد هذه الأشكال الأولى للحياة يواصلون الإزدهار.
    Gündüzleri 24 saatken tüm gün boyunca avlanmaya devam ederler. Open Subtitles بوجود ضوء الشمس 24 ساعة، فإنهم يواصلون الصيد على مدار الساعة
    Neden ona ateş edip duruyorlar? Open Subtitles لماذا يواصلون الأطلاق عليه؟
    sürekli olarak sayım için geri gelmek, duvarı geçmek için yapmam gerekeni, yapmamı engelleyecek. Open Subtitles إنهم يواصلون التفقد من السجناء لن يتركونني أفعل ما أريد لعبور الجدار
    sürekli olarak sayım için geri gelmek, duvarı geçmek için yapmam gerekeni, yapmamı engelleyecek. Open Subtitles إنهم يواصلون التفقد من السجناء لن يتركونني أفعل ما أريد لعبور الجدار
    Hani herkes sürekli ama sürekli Kaçırcağımız şeylerden bahsediyor ya? Open Subtitles حسنا، أتعرفين كيف يواصلون التحدث عن الأمور التي سنتخلى عنها بزواجنا؟
    Bak, bak. Sen, onları ıska geçmeye çalıştıkça o geri zekalılar, sürekli karşılık veriyor. Open Subtitles أنظر, أنظر, أنتَتحاولالأطاحةبرؤسهم، ولكن أولائكَ الأوغاد ، يواصلون رد الهجوم.
    İnsanlar sürekli konuşur Open Subtitles الناس يواصلون قول ذلك لي حسناً، إذاً ربما كان هذا صحيحا
    Bana sürekli ilaç ve radyasyon yüklüyorlar deneylere kaydediyorlar. Open Subtitles يواصلون ضخّ المسكّنات و العلاجات الإشعاعيّة يسجلونني لجلسات العلاج
    Ve çoğu insanlar, hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam ediyor. Open Subtitles ومعظم الناس يواصلون حياتهم كما لو لم يتغير شيء
    Kurtarma ekipleri ve dalgıçlar enkazı aramaya devam ediyor. Open Subtitles فرق الإنقاذ والغواصون يواصلون البحث بين الحطام.
    Sonra kumun içinden pinekleyerek gelen bir Afgan görüyorsunuz, güçlükle size bakıyor ve yoluna devam ediyor. Open Subtitles عندها رأينا بعض الأفغان يخرجون من عاصفة الرمال بالكاد ينظرون إليك ثم يواصلون طريقهم
    Brangelina, Frangelina'yla. Hayat devam ediyor. Open Subtitles و " برانجلينا " مع " فرانجلينا ", يواصلون
    Hala Dünya Sağlık Örgütünden yeni bir plan bekleniyor sağlık görevlileri bulaşıcı hastalıklardan temel korunma yöntemlerini uygulamaya devam ediyor. Open Subtitles منتظرين الرد من من؟ ...مسؤولي الصحة يواصلون متابعة المبادئ الأولية للحماية من العدوى
    Çalışmaya devam ediyorlar, çünkü başarı kendilerini iyi hissettiriyor. Open Subtitles يواصلون القيادة وحسب، لأن النجاح هو ما يمنحهم الشعور بالرضا عن النفس.
    Josh ve Steve gibi insanlar herkesin kullanımı için bilgi üstüne bilgi eklemeye, gerçek zamanlı bilgiler vermeye, tweetlemeye ve bunları haritalara koymaya devam ediyorlar. TED أشخاص مثل جوش وستيف يواصلون تصفيف المعلومات تلو المعلومات، معلومات بالوقت الحقيقي، تغريدات تويتر ورسائل نصية في هذه الخرائط لتستخدم جميعها.
    Buradan devam ediyorlar. Open Subtitles هم يواصلون من هذا الطريق، تعال
    Bir nefes alıp yolculuklarına devam ederler. Open Subtitles ينتزعون شهيقاً ثم يواصلون
    Peki ona neden böyle ateş edip duruyorlar? Open Subtitles لماذا يواصلون الأطلاق عليه؟

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more