| Hey, tatlım. O ıslak elbiseleri çıkarmalısın. | Open Subtitles | يا عزيزى,أنت يجب أن تخلع تلك الملابس المبتلة |
| Bu adamları buradan çıkarmalısın. Yoksa çok kötü şeyler olacak. | Open Subtitles | يجب أن تخرج هذان الرجلان من هنا وإلا أضمن لك بأنه سيكون هناك مشاكل كبيرة |
| Pazartesi hakim karşısına çıkacağım. O zamana dek beni buradan çıkarmalısın. | Open Subtitles | عندي حتّى يوم الإثنين لأمثل أمام القاضي، عليكَ إخراجي من هنا قبل ذلك الحين |
| Aynen. Bu yüzden o yüzüğü hemen çıkarmalısın. | Open Subtitles | هذا صحيح لذا يجب أن تخلعه حالاً |
| Beni buradan çıkartmalı,.. ...dengemi tekrar sağlayabilmem için beni tatile çıkarmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تخرجني من هنا و ترسلني في رحلة لإستعادة تناغمي |
| Miksere koymadan önce avokadonun çekirdeklerini çıkarmalısın. | Open Subtitles | يجب عليك ان تخرجيه من الأفوكادو قبل ان تضعيه في الأله |
| Bizi buradan çıkarmalısın. Sinyali kaybettim. | Open Subtitles | يجب ان تخرجنا من هنا لايوجد ارسال |
| Kesin kanıt istiyorsan beni bir kaç günlüğüne buradan çıkarmalısın. | Open Subtitles | أنت تريد دليلا حاسما ، و سيكون عليك أن تخرجنى من هنا لبضعة أيام |
| Beni buradan çıkarmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تخرجيني من هنا يجب أن تخرجيني من هنا حالا |
| İzin alabilmek için, üstündekileri çıkarmalısın. | Open Subtitles | لكى تاخذى التصريح, لابد ان تخلعي ملابسك. |
| Hastaneye gitmeden önce şu şeyi çıkarmalısın. | Open Subtitles | يجب عليك أن تخلع هذا الشىء قبل ان نذهب الى المستشفى |
| Ayakkabıları ve çorapları çıkarmalısın, sonra direksiyona koyup.. | Open Subtitles | يجب أن تخلع حذائك، و جوربك، و ترفع قدمك إلى أعلى... |
| O şeyi içimden çıkarmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تخرج هذا الشيء من داخلي |
| Beni buradan elinden geldiğince çabuk şekilde çıkarmalısın. | Open Subtitles | عليكَ إخراجي من هذا المكان بأسرع ما يمكن |
| Çok büyük, ceketi çıkarmalısın. - Gary... | Open Subtitles | إنه كبير الحجم يجب أن تخلعه |
| Beni buradan çıkarmalısın. Bu yere uygun değilim ben. | Open Subtitles | عليكَ أن تخرجني من هنا لا يمكنني تحمّل هذا المكان |
| Ah, hayır, önce kabından çıkarmalısın. | Open Subtitles | كلا، يجب أن تخرجيه من العلبة أولاً. |
| O yüzden beni çıkarmalısın! Hemen! | Open Subtitles | لازم تخرجنا من هنا دلوقتى |
| Bak Adam, beni öldürecek. Beni buradan çıkarmalısın. | Open Subtitles | انظر ، ( آدم ) أنه سوف يقتلني يجب أن تخرجنى من هنا |
| Beni buradan çıkarmalısın. | Open Subtitles | يجب أن تخرجيني من هنا يجب أن تخرجيني من هنا حالا |
| Demek istiyorum ki, bu elbiseyi çıkarmalısın. | Open Subtitles | أناأقصد, عليكِ أن تخلعي هذا الفستان |
| Bir süreliğine bandajı çıkarmalısın. - Hava iyi gelir. | Open Subtitles | يجب أن تنزع الضمّادة لبعض الوقت فالهواء سيفيدها |
| Şu mermiyi vücudumdan çıkarmalısın. | Open Subtitles | عليك إزالة تلك الرصاصة إفعلي ذلك انا اشعر بالبرد |
| At gözlüklerini çıkarmalısın. Kafanı karıştırıyor. | Open Subtitles | أنت بحاجة لأن توضع تحت المجهر لأن عقلك معتم عليه |
| Onu çıkarmalısın. | Open Subtitles | عليك أخراجه من هناك. |