| çocuğun babası ne onun, ne de sizin hayatınızda hiçbir rol oynamayacak. | Open Subtitles | والد الطفل لن يلعب أي دور في حياته و لا في حياتك. |
| Tabi ki. Öbür çocuğun babası. Boşanmadan sonra elbette. | Open Subtitles | نعم ، والد الطفل الاخر ، بعد الطلاق طبعا |
| Baba, çocuğun babası da intihar ettiğini düşünmüyor. | Open Subtitles | والدى والد الفتى نفسه لا يظن انه قتل نفسه |
| Burada bir terslik var ve çocuğun babası bile bunu fark etmiş. | Open Subtitles | هناك شيء ما مفقود حتى والد الفتى يعلم ذلك |
| Baksana şuna, çocuğun babası kovmuştu beni. | Open Subtitles | انظري إليه سأطارد من قبل والد الطفلة |
| Bir de, araba çarpan çocuğun babası Bay Simco seni soruyordu. | Open Subtitles | والد الطفل الذي صدمته سيارة كان يسأل عنكِ |
| çocuğun babası balık avından dönerken bir çeşit epilepsi nöbeti geçirmiş ve suya düşmüş. | Open Subtitles | ،تبين أن والد الطفل اصطحبه لصيد السمك وتعرض لنوع من النوبة الصرعية وسقط |
| Çocuk değildi ama, çocuğun babası ya da iş arkadaşının komşusuna benzeyen biriydi. | Open Subtitles | ليس الطفل ، زميل والد الطفل ، زملاء في العمل |
| Ölmüş yüzünden aşağıya baktığımda onun çocuğun babası için çalışmış bir adamın yakınlarında yaşadığını ve asla bir ismi olmayacağını anladım. | Open Subtitles | لكن في النظر في وجهه الميت و معرفة أنه يعيش بقرب من شخص كان يعمل مع والد الطفل الذي لم أعرف إسمه ، فقدت كل الأمل |
| çocuğun babası gitmeden önce temizlemeli. | Open Subtitles | كونك والد الطفل عليك أن تنظفه قبل أن ترحل |
| Nerede yaşadıklarını bilmiyorum. Sadece bir erkek arkadaşı olduğunu biliyorum, çocuğun babası. | Open Subtitles | أنا لا أعرف أين تعيش أسرتها أعرف فقط خليلها ، الذي يكون والد الطفل |
| Tutukladığımız çocuğun babası. Evet, evet, onunla konuştuk. | Open Subtitles | والد الفتى الذي اعتقلناه نعم ، نعم ، تحدثنا إليه |
| Sen bu çocuğun babası değilsin. Duyduğum kadarıyla, sen de öyle ahım şahım bir büyükbaba değilsin. | Open Subtitles | لا يمكنك أن تقرر له مايفعل فأنت لست والد الفتى |
| Siz bana gelmediniz, çocuğun babası sizi bana getirdi. | Open Subtitles | انه والد الفتى من أتى بكِ الى هنا وليس العكس |
| Polislerin de sorguladığı adam yani çocuğun babası tutmuştu sizi değil mi? | Open Subtitles | قلت بانه تم توظيفك بواسطة والد الفتى الذي حققت معه الشرطة؟ |
| çocuğun babası bunu öğrenmiş ve durumu okul müdüriyetine açıklamış. | Open Subtitles | والد الفتى عرف عن الأمر وإتصل بالمدير |
| O çocuğun babası olduğum doğrulandı. | Open Subtitles | وأكّدت أنني والد الطفلة |
| Bir çocuğun babası olmanın verdiği kalıcı koşulsuz sevgi kaynağının hayali... | Open Subtitles | ..الوهم أن الأبوة لطفل تخلق ...حمماً مستمرة من الحب غير المشروط |
| Galiba çocuğun babası kim biliyorum size eşkal de verebilirim. | Open Subtitles | اعتقد اننى اعلم من هو الأب ويمكننى اعطاؤك وصفاً |
| Bir gün, caniler saldırdı ve çocuğun babası dövüşmek için dışarı çıktı. | Open Subtitles | يوما ما, ان الاشرار هاجموا المدينة و ان والد الصبي الصغير خرج اليهم لقياتلهم |
| "Kazanamayan çocuğun babası karısının elbisesiyle çimleri biçecek" | Open Subtitles | على والد الولد الذي لا يربح أن يقص العشب... في رداء قداس زوجته..." |
| O çocuğun babası olmam imkansız, değil mi? | Open Subtitles | مستحيل أن أكون والد ذلك الطفل صحيح؟ |
| Bilmiyorum ama çocuğun babası orada bir yerlerde. | Open Subtitles | لا أعرف، ولكن والد هذا الصبي موجود في مكانا ما هناك |
| Çünkü ölen bir çocuğun babası tutuklamak için, acele edemem. | Open Subtitles | لأنني لست مستعجلة للقبض على أب الطفل الميت, لهذا رميتني فقط |
| Chase'in fikriydi. Dördüncü biyopsiden çocuğun babası mutlu olmayacaktır. | Open Subtitles | لن يسعد الأب بمجموعة الخزعات الرابعة وأنتِ لديكِ علاقات جيّدة |