| Hiç kimse bacağını kırmadı mı? öyle şeyler nadirdir, ama insanlarım çabuk iyileşirler. | Open Subtitles | أشياء كهذه نادرة لدينا لكن قومى يشفون بسرعة هائلة |
| Hadi. Ama televizyonda hep öyle şeyler görüyorum zaten. | Open Subtitles | ولكني أشاهد أشياء كهذه على التلفاز طوال الوقت |
| Ve çocuklar öyle şeyler yapmaz. | Open Subtitles | , انه ولد والاولاد لا يفعلون أشياء كهذه! |
| - Boden asla yapmaz öyle şeyler. - Tabii yapmaz. | Open Subtitles | لن يفعلَ "بودين" شيئاً كهذا - بالطبعِ لن يفعل - |
| Ben asla öyle şeyler yapmam. | Open Subtitles | لَم أفعل شيئاً كهذا على الإطلاق. |
| Burada da var mı? Tae Gong Shil, etrafında hep öyle şeyler mi var? | Open Subtitles | هل توجد واحدة اخرى هنا ايضاً ؟ هل مثل هذه الأشياء حولك دائماً ؟ |
| Okuyorum, yürüyorum, insanlarla konuşuyorum, öyle şeyler işte. | Open Subtitles | المعتاد : أقرأ ، أتمشى أتواصل ، كل تلك الأمور |
| - Ona öyle şeyler deme. | Open Subtitles | -لا تجعليها تتفوه بهذا. |
| Beni onunla aynı kefeye koyma. Ben öyle şeyler almıyorum. | Open Subtitles | لاتقحميني معه إنني لا أبتاع أشياء كهذه |
| Özür dilerim, öyle şeyler söylememesi gerekiyor. | Open Subtitles | أنا آسف، يجدر به ألا يقول أشياء كهذه. |
| öyle şeyler yapamazsın. | Open Subtitles | لا يمكنك فعل أشياء كهذه |
| Bana öyle şeyler söyleme. | Open Subtitles | لا تقولي أشياء كهذه لي |
| Onlar öyle şeyler yazarlar. | Open Subtitles | إنهم يكتبون أشياء كهذه فقط |
| Birkaç malzeme. öyle şeyler. | Open Subtitles | بعض اللوازم، أشياء كهذه |
| Artık asla öyle şeyler yapmam çünkü SAB sayesinde değiştim ve sen öyle bir insan değilsin... | Open Subtitles | ولن أفعل شيئاً كهذا بعد الآن لأن هذا لا يعكس طبيعتي الآن، مع وجود مدمني الجنس والحب المجهولين، وأنت لا تشبه... |
| Ben öyle şeyler demezdim. | Open Subtitles | ولكنى لم أقل شيئاً كهذا |
| - Ben öyle şeyler yapmam. | Open Subtitles | -لم أفعل شيئاً كهذا |
| öyle şeyler satın almıyoruz. | Open Subtitles | و على الرغم، اننا لا نشري مثل هذه الأشياء |
| Ne? Dostum, biz öyle şeyler yapmayız. | Open Subtitles | ماذا يا رفيق نحن لا نفعل مثل هذه الأشياء |
| Ailemizde öyle şeyler olmaz. | Open Subtitles | لا يوجد مثل هذه الأشياء في عائلتنا |
| Hep öyle şeyler işte. | Open Subtitles | هل أغير حياتي ؟ كل تلك الأمور .. |
| - Lütfen öyle şeyler deme. | Open Subtitles | -أرجوك، لا تدعيها تتفوه بهذا. |