"ücretle" - Translation from Turkish to Arabic

    • الأجور
        
    • باجور
        
    • بأجر
        
    • مقابل راتب
        
    • المصانع المستغلة
        
    Görev çok zormuş. Bu yüzden ücretle eller kiralamışlar. Open Subtitles لقد كانت المهمة عظيمة جدا عليهم , لذلك فقد قاموا بدفع الأجور لأيدي عاملة من الخارج
    Bu nedenle durum basit. Yarı ücretle yaşamalıyız. Open Subtitles ومن هنا, الأمر بسيط لابد أن نعيش على نصف الأجور
    Lütfen. Aldığımız ücretle bize güveneceklerini mi sanıyorsunuz? Open Subtitles أرجوك ، أتعتقد إنهم يثقون بنا بشأن الأجور التى أقوم بدفعها؟
    Çiftçilerle içki içiyordunuz ve şimdi geri dönüp, düşük ücretle mi çalışmak istiyorsunuz? Open Subtitles تمتلكون بعض الاموال القليلة ... من بعض الفلاحين و الان تريدون ان تعودوا للعمل باجور هزيلة
    Bu masada herhangi biri küçük bir ücretle çalışmayı anlıyor mu? Open Subtitles اننى اتسائل اذا كان هناك احدا" منكم يتخيل من يعملوا باجور صغيرة
    Biliyorsun, acımaya başlarsan kendini benim gibi feribotta asgari ücretle çalışıyor bulursun. Open Subtitles لـأنك إن بدأت بالـإهتمام، سينتهي بك الحال بالعمل علي عبّـارة بأجر زهيد مثلي.
    Asgari ücretle salak Starbuck's'ta da çalışamam. Open Subtitles "لن أعمل في "ستاربوكس أرج القهوة مقابل راتب قليل
    Düşük ücretle işçi çalıştıran bu işyerleri gerçekten iyi olabilir mi? Open Subtitles يمكن أن المصانع المستغلة للعمال تكون جيدة حقا؟
    Ama idare ediyorum ve bu, gerçekten çabalayan insanlara ve işsiz olan veya asgari ücretle çalışan insanlara göre çok daha iyi bir durum. TED لكنني أبلي حسنًا، وهذا وضع أفضل من الأشخاص الذين يعانون حقًا، الذين هم ربما عاطلين أو يعملون لقاء الحد الأدنى من الأجور.
    Josh'un seni asgari ücretle çalıştırdığını söyleme. Open Subtitles لا تقل لي بأن جوش قيدك في جحيم الأجور
    Keşke bunu adil ücretle ödeseler. Open Subtitles أتمنى لو دفعوا هذا في الأجور العادلة
    Beni bağışla ama senin evini asgari ücretin altında bir ücretle bütün bir Guatemalalı aile temizliyor. Open Subtitles أنقذينى. انتىلديكىعائلة (غواتيمالية)تنظفمنزلك . بأقل حد أدنى من الأجور
    Ayrıca o kadar düşük ücretle çalışıyorlar ki August bile böyle bir şeyle rekabet edemez. Open Subtitles منصاع و مطيع و يعملون باجور قليلة حتى "اوجست" هنا لا يستطيع يخالفني الرأي
    - Hem de asgari ücretle. Open Subtitles - أبي . - هو يعمل بأجر ميسور .
    Bana bakın, Rizzoli ve Isles, hiçbir şey itiraf etmeyeceğim, özellikle de asgari ücretle çalışan iki geri zekalıya. Open Subtitles حسنا ، اسمعا يا "ريزولي و ايزلز" (شخصيات مسلسل ريزولي و ايزلز ) لن أعترف بأي شيئ خصوصا ليس لغبيتين بأجر منخفظ .
    Asgari ücretle salak Starbuck's'ta da çalışamam. Open Subtitles "لن أعمل في "ستاربوكس أرج القهوة مقابل راتب قليل
    Bu canlı televizyon yayını... düşük ücretle işçi çalıştıran işyerlerini tanımlamak istersek. Open Subtitles هذا هو التلفزيون على الهواء مباشرة، واطلب تحديد المصانع المستغلة للعمال.

    Most frequent words and phrases

    Arabic-Turkish: 10k, 20k, more | Turkish-Arabic: 10k, 20k, more