| - Yeni de ondan. Gevşer. - Biraz zaman tanı. | Open Subtitles | ذلك لأنها جديدة، ولكنها ستتمدد مع الوقت، فقط انتظر قليلاً |
| - Biraz hızlı ilerleyeceğim. - Önce bankasını aramamız gerekmez mi? | Open Subtitles | سوف أسرّعه قليلاً ـ ألم يتوجب علينا الإتصال بمصرفه قبل ذلك؟ |
| - Biraz hızlı olsan tatlım? - Tamam. Vay canına! | Open Subtitles | اسرعي قليلا يا حلوتي انك تعرف الطريق من حولك فعلا |
| - Tamam Sam, yeterince aldık. - Biraz da alalım, emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | حسنا سام , لدينا مايكفي دعيني اضف قليلا , أريد أن أكون متأكدة |
| - Biraz daha yaşlıydı. Sigara reklamındaki adama benziyordu. | Open Subtitles | كان أكبر سناً بعض الشيء ويشبه الرجل في دعاية سجائر مارلبورو |
| Geçen beni soran hatun asansörde geliyor. - Biraz yalnız kalmamız gerekebilir. | Open Subtitles | تلك الحسناء الصغيرة التي كانت تبحث عنّي قادمة عبر المصعد وقد نحتاج الاختلاء قليلًا |
| - Biraz şarap içen hamile bir kadın karanlık bir koridorda ayakkabıya takılıyor. | Open Subtitles | أمرأة حامل تشرب القليل من الخمر، تعثرت على حذاء تُرك في الممر المظلم |
| - Biraz temiz havaya ihtiyacım var sizin de var gibi görünüyor. | Open Subtitles | أرجوكِ. إننيبحـاجةإلى هواءًنقياً، وقد يُشعركِ بالراحة قليلاً |
| - Biraz düşünmek gerekiyor, o kadar. - O halde düşünmeye başlasan iyi olur. | Open Subtitles | ـ الأمر يتطلب قليلاً التفكير فحسب ـ إذن من الأفضل أن تبدأ في التفكير |
| - Yatağı biraz kaldırır mısın? - Biraz daha beyaz karanfil. | Open Subtitles | ـ هل لك أن ترفعني قليلاً ـ مزيد من القرنفل |
| - Sen iyi misin? - Biraz sarsıldım, ama-- | Open Subtitles | ـ هل أنت على ما يرام ـ إننى أرتجف قليلاً |
| - Biraz geride kalın. - Bu ilk randevum değil. | Open Subtitles | أببعد عنه قليلاً هذا ليس أول يوم عمل لدي |
| - Biraz tehlikeli. Büyük ihtimalle seni öldürebilir. | Open Subtitles | إنه قليلاً من البحث ، من الممكن أن يقتلك – |
| Her işe bulaştım - Biraz emlak, biraz borsa. | Open Subtitles | أوه، قليلا من كل شيء. العقارات، سوق الأوراق المالية. |
| - Biraz sakinleşmelisin. - Bundan bir çıkarım olacak. | Open Subtitles | هل تعرف, يجب أن تهدأ من سرعتك قليلا أعرف, لكنني سأخرج بشيء من هذا |
| - Biraz gergin gibi. - Kan basıncı bir hayli yüksek. | Open Subtitles | ـ متوترة قليلا ـ ضغط الدم سيفقدها أسنانها |
| - Biraz kırıtarak söyler misin? | Open Subtitles | حاولى أنْ تَكُونَ مبتهجة أكثر بعض الشيء. |
| - Biraz pürüz çıktı ama hallettik. | Open Subtitles | وعر قليلًا في البداية، وبعدها مر بشكل سلس |
| - Biraz idmana ihtiyacın olduğu belli. | Open Subtitles | سبع وأربعون سنة يا سيدي يبدو أنك لائق بالمهمة مع القليل من التمرين |
| Şey, dün telefonumu burada unutmuşum da. - Biraz yorgunum. | Open Subtitles | حسنا نسيت هاتفي هنا بالامس انا مشوشه نوعا ما |
| - Biraz paranoyaklar. - Mantıklı, bizim gibi bir Göz'e sahip değillerse. | Open Subtitles | لديهم قليل من داء العظمة بشكل مناسب, وكانهم ذوى اعين بدون حبات. |
| - Biraz Wraith DNA'sı var sende. - Gerçekten neler olduğunu görebiliyor mu? | Open Subtitles | لديك بعض من دى ان ايه الرايث تستطيع ان ترى ماذا يحدث |
| - Sahi mi? Adaşmışız! - Biraz utangaçtır. | Open Subtitles | حقا نحن لدينا نفس الاسم انه خجول بعض الشئ |
| - Biraz hayal kırıklığına uğradım. - Belki de çalışmıyordur. Sanat gibi. | Open Subtitles | أنا أعترف ، أننى خائبة الأمل إلى حد ما ربما لا يعمل ، إنه يبدو كتحفة |
| - Biraz suçluymuş gibi konuşması onu masum biri yapmıyor haliyle. | Open Subtitles | لمجرد أنه يتحدث بالقليل من الذنب فهذا لا يجعله بريئاً أليس كذلك ؟ |
| - Biraz öyle. - Oraya gitmek güvenli mi hiç bilmiyorum. | Open Subtitles | ـ أنه نوعًا ما كذلك ـ لا أعرف إن كان آمنًا للذهاب هناك |
| Doğru,patlayıcı - Biraz TNT B bileşkesi var değil mi | Open Subtitles | حسنا، لديك بعض المفجرات أليس كذلك ؟ بعض ال تى ان تى أو بعض التركيبات ؟ |
| - Biraz erken uyandım. | Open Subtitles | لقد استيقظت مبكرا قليلاَ هل نمتِ جيداَ ؟ |
| - Biraz daha net olsanız çok iyi olur. | Open Subtitles | ويمكن أن يكون ذلك مساعِداً، لو كنتَ أكثر تحديد من ذلك بقليل |