| Benim ya da bir bütün olarak adalet sistemimiz için mümkün olamayacağını düşündüğüm bir şeyi bana tanıtan bir sınıfın öğrenme ortamıydı. | TED | لكن بدلاً من ذلك، كان بسبب البيئة التعليمية في صف عرّفني على شيء لم يكن متاحاً لي أو متاحاً في نظام العدالة ككل. |
| Ama adalet sistemimiz, bir insanın değişebileceği üzerine kurulu değil midir? | Open Subtitles | ولكن أليس نظام العدالة مبني على فكرة أن المرء ممكن أن يتغيّر؟ |
| adalet sistemimiz artık böyle işliyor. | Open Subtitles | الذي يبدو لنا انه استطاع توظيف نظام العدالة |
| Eminim ki adalet sistemimiz onları suçsuz çıkaracaktır. | Open Subtitles | بالتأكيد نظام العدالة الجنائية، سيأخذ ذلك في الحسبان. |
| Bu hep oluyor. adalet sistemimiz böyle işliyor. | Open Subtitles | إنه يحدث على الدوام إنها الطريقة التي يعمل بها نظامنا القانوني |
| adalet sistemimiz burada doğru iş yapmış diyen? | Open Subtitles | هل من أي شخص يظن أن نظام العدالة صائب |
| Dersin ortalarında, hükümlü bir öğrenci arkadaşım Nick, bizim adalet sistemimiz çerçevesinde savcıların ırklar arasında yanlılık ve ayrımcılık konularından sakındıkları endişesini dile getirdi. | TED | وفي منتصف الدراسة أبدى (نك)، وهو زميل وطالب مسجون، قلقه أن المدّعين كانوا يتجنبون ذكر التحيز العنصري والتمييز داخل نظام العدالة الجنائية. |
| adalet sistemimiz işliyor. | Open Subtitles | -ونعمَ صنيع نظام العدالة . |
| adalet sistemimiz o kadar tuhaf ki bir adam karımla yattığında onu ve karımı öldürüyorum ama bedelini ödemiyorum. | Open Subtitles | أتعلمين، في نظامنا القانوني العجيب... عندما ينام أحدهم مع زوجتي... أقوم بقتله وقتلها وقتل من يعرفهم. |