| Buraya yeni bir yaşam bulmaya gelmiştim. Şimdi yanlış yerde aradığımı anlıyorum. | Open Subtitles | أتيت إلى هنا لإيجاد حياة و أدركت إنني أبحث في المكان الخطأ |
| Bu çok boktan bir durum. Ne aradığımı bile bilmiyorum. | Open Subtitles | هذا محير كليا أنا لا أعرف حتى عن ماذا أبحث |
| Bu çok boktan bir durum. Ne aradığımı bile bilmiyorum. | Open Subtitles | هذا محير كليا أنا لا أعرف حتى عن ماذا أبحث |
| Yani önce benim sizi aradığımı ve buluşmak istediğimi ve sonra da sizden büro yakınlarındayken beni aramanızı istediğimi mi söylüyorsunuz? | Open Subtitles | انت تقول انني اتصلت بك اولا وسألتك ان تقابلني؟ وقلت لك ايضـاً ان تتصل بي عندمـا تكون قريباً من الشـركة صحيح؟ |
| Gerçeği söylemek gerekirse, sizi neden aradığımı bile bilmiyorum? | Open Subtitles | لكى اقول لك الحقيقه انا لا اعرف حقيقاً لماذا اتصلت بك |
| Bay Monk, lütfen yardım et.ne aradığımı bilmiyorum. | Open Subtitles | السيد مونك ، رجاءً ساعدني لا اعرف ما الذي ابحث عنه |
| Ona aradığımı söyleyin tamam mı? Çok teşekkür ederim. Daha sonra ararım. | Open Subtitles | فقط أخبريه أننى إتصلت ,و سأتصل لاحقاً شكراً , مع السلامة |
| Peki, görürsen onu aradığımı söyle. Çok hora geçer. - Seni sonra ararım. | Open Subtitles | حسناً إذا رأيته أخبره بأني أبحث عنه , أقدر لك ذلك أراك لاحقا |
| Olur da bacaklarıma rastlarsan, her yerde onları aradığımı söyler misin? | Open Subtitles | لذا إن صادفكِ رؤيتهما يتجولان بدوني، فهلا أخبرتيهما أني أبحث عنهما؟ |
| Yabancı olarak uzayda uygun bir gayrimenkul aradığımı düşünebilirsiniz. | TED | يُمكنكم القول أنني أبحث عن عقار في الفضاء. |
| Yavaşça fırtınadan sonraki sessizlik gibi. Uzun zamandır ne aradığımı bul. | TED | برفق، مثل الهدوء بعد العاصفة، لقد وجدت ما كنت أبحث عنه كل هذا الوقت. |
| Ve zamanla ne aradığımı buldum. | TED | وسيحين الوقت الذي سأجد ما كنت أبحث عنه. |
| Görünüşe bakılırsa, birtakım gizli şeyleri aradığımı sanmışlar. | Open Subtitles | يبدو انهم يعتقدون اني كنت أبحث عن أسرار من نوع ما. |
| Umarım sürpriz falan değildi. Belki de aradığımı bilmemeniz gerekiyor... | Open Subtitles | آمل أنه ليس مفاجأة ، ربما وجب أن لا تعرفي بأني اتصلت |
| Büyükannemin doğum gününde, evi aradığımı... ve bütün ailenin kahkalarını... ve çığlıklarını duyduğumu hatırlıyorum. | Open Subtitles | اتذكر في عيد ميلاد جدتي اتصلت بالمنزل .. وكنت اسمع أصوات أهلي 886 01: 25: |
| Daha önce de iki kere aradığımı biliyorum ama test sonuçları hakkında bazı kaygılarım var. | Open Subtitles | اجل , اعرف اننى اتصلت مرتين لكننى قلق بشأن النتائج |
| Yine de, onu görürsen onu aradığımı ya da aramadığımı söylemekte özgürsün. | Open Subtitles | حسنـا اذا رأيته : لاتخبره انني كنت ابحث عنه |
| Jonathan Grandville'deki kooperatifte. aradığımı bilmiyor. | Open Subtitles | جونثان موجود في غراند فيل لايعرف أنني إتصلت |
| Eğer şimdi bana sorarsanız, Onu gerçekten neden aradığımı söyleyemem. | Open Subtitles | إذا سألتني الأن لن أستطيع أخبارك لماذا أتصلت به |
| Bayan Amalia, iki gün önce burada ortaya çıkıp, sonra yeniden ortadan kaybolan kayıp kişi için neden gazeteyi aradığımı bilmek ister miydiniz? | Open Subtitles | سيدة أماليا هل تريدين معرفة سبب اتصالي بالصحيفة عن الشخص الذي ظهر هنا منذ يومين ثم اختفى مجدداً؟ |
| Ama benim aradığımı başka hiç kimse bilmemeli, anladın mı? | Open Subtitles | لكن لا أريد لأحد أن يعرف باتصالي هل تفهمين؟ |
| Seni hastaneye götürmek için birilerini aradığımı sanıyordum. | Open Subtitles | حسبتُ أنّي اتّصلت بأحدٍ لينقلك إلى المستشفى. |
| - Rick'in yerine birini aradığımı söyledim. | Open Subtitles | ما قولك؟ قلت له إنّني أسعى لاستبدال ريك. |
| Evet, neden aradığımı bile bilmiyorum. | Open Subtitles | نعم، أنا لا أعرف سبب إتصالي حتى |
| İlanımda kısaca dünyanın en iyi uzun mesafe... nişancısını aradığımı belirtmiştim. | Open Subtitles | ذكر في إعلاني أنني أريد توظيف أفضل هداف في العالم |
| Ben Jason Marquette adında birisini aradığımı söylüyorum, siz de susuyorsunuz? | Open Subtitles | أَقُولُ انى أَبْحثُ عن جيسون ماركيت, الا تفهمون هذا؟ |
| Ben de ona AIDS kliniğinden aradığımı ve test sonuçlarını iletmem gerektiğini söyledim. | Open Subtitles | وبعد ذلك اخبرته انى من عياده الايدز وانته يجب ان تاتى بالتحاليل لتاتى انت الى هنا |
| Aklım karışıktı, onun dairesine gittim, ve aradığımı bulacağımı düşünmüştüm, ama başka birşey buldum. | Open Subtitles | كنت مضطرباً , لذا عدت إلى شقتها ... إعتقدت أننى وجدت فيها ما الذى أبحثه عنه و لكننى وجدت شيئا ً آخر |
| Herneyse, dediğim gibi neden aradığımı bilmiyorum. | Open Subtitles | على أية حال، كما قلت لا أدري حتى لمَ أتصلُ بك |