| Hep merak etmiyor muydun Karanlık Lord'la senin arandaki bağın sebebini? | Open Subtitles | ألم تتساءل أبدا عن سبب هذا الاتصال بينك وبين سيد الظلام؟ |
| Çünkü bu, senin hedefinle arandaki mesafeyi korumanı sağlar. | Open Subtitles | لأنه يجعلك تحتفظين بمسافةٍ بينك وبين العميل |
| Lana ile arandaki bu yoyo olayı var ya? Son bulmalı. | Open Subtitles | موضوع العلاقة هذا بينك أنت و لانا يجب أن يتوقف |
| Hee Won ile arandaki arkadaşlığı kesme. | Open Subtitles | لا تقطع علاقة الصداقة التي بينك وبين هي وون. |
| Şüpheli arandaki uzaklık? | Open Subtitles | المسافة بينكِ وبين المشتبه به حوالي 10 أمتار |
| Bu torba, olay yeriyle arandaki ikinci bağlantı. | Open Subtitles | حسنًا، ما هو، الوصلة الثانية بينك ومسرح الجريمة |
| Ve birkaç gün önce Finn Hudson'la arandaki bir konuşmaya kulak misafiri olmuş. | Open Subtitles | التي سمعت محادثة قبل بضعة ايام بينك و بين فين هدسون |
| Hayallerinle arandaki insan modeli olmak istemiyorum. | Open Subtitles | فأنا لا أريد أن أكون الشخص الذي يحول بينك وبين تحقيق أحلامك |
| Bütün yalanlar, gizli konuşmalar babamla arandaki bütün bu garip saçmalıklar. | Open Subtitles | كل تلكَ الأكاذيب، كل تلك التعليقات الملغّزة، وذلك الأمر الغريب بينك وبين أبي. أعلم. |
| Bence bu beyzbol oyunu Noah'la arandaki sorunları çözmek için güzel bir yol. | Open Subtitles | أنظري أعتقد أن مباراة البيسبول طريقة سلمية نسبياً لتصلح الأمور بينك وبين نواه... |
| Sen ve insan kaçırma suçlamalarıyla arandaki tek kişi benim. | Open Subtitles | أنا الشخص الوحيد الذي يحول بينك وبين إتهامات الخطف. |
| Düşmanınla arandaki güç farkını ölçmek hayatidir. | Open Subtitles | معايرة فارق القوّة بينك .وبين خصمك عامل حاسم |
| Bana göre Wo Fat ile arandaki şey iki farklı şekilde bitebilir. | Open Subtitles | حسنا من الطريقة التي اراها هذا الشيء الذي بينك وبين ووفات ينتهي بطريقتين |
| Burnumu sokmaktan nefret ediyorum, ama belli ki, bu eşin ve senin arandaki iletişim kopukluğunun bir sonucu. | Open Subtitles | ولكن من الواضح هذه هي النتيجة لعدم وجود اتصال بينك وبين زوجتك |
| Ama seni bekleyen karanlıkla arandaki son durak benim. | Open Subtitles | لكنني آخر محطة تفصل بينك وبين الظلمة التي تنتظرك |
| Openshaw'ın avukatı Fordham ve senin arandaki banka havaleleri. | Open Subtitles | تحويلات بنكية بينك وبين محامي أوبنشو فوردهام |
| Onlarla senin arandaki fark, sen bunu FBI'dayken yapıyorsun. | Open Subtitles | الفرق بينهم و بينك انت هو أنك تفعل ذلك .باسم المباحث الفيدرالية |
| Kat'le arandaki mesafeyi koruyacağım, tamam mı? | Open Subtitles | اريد ان اقول لك ان تحافظ على المسافة بينك وبين كات, حسنا؟ |
| Çünkü annem ile arandaki bu nükleer savaşınız git gide büyüyor. | Open Subtitles | بسبب الحرب النوويه التي بينكِ وبين أمي ؟ منطقة الإنفجار تصبح أكبر فأكبر |
| Bak, hey, diğer polislerle arandaki anlaşmanı bilmiyorum ama benim seninle bir anlaşmam yok. | Open Subtitles | إسمع، لا أعرف ما هي الصفقات التي لديك مع رجال الشرطة الآخرين، ولكن لا يوجد لديك تعامل معي |
| Onlarla senin arandaki tek fark egonuzun büyüklüğü. | Open Subtitles | الفرق الوحيد بينكَ و بينهم هو مقدار غرورك |