| Ve sanat okuluna kabul edildim ama onun yerine askere gidiyorum. | Open Subtitles | وقُبلتُ في مدرسة الفنون. ولكنني أُدرجت في قائمة الجيش عوض ذلك. |
| Ben de "Eğer hükümete gidemezsem ben de askere giderim." | TED | فقلت لنفسي .. ان لم استطع الاستفادة من الحكومة .. لا بدو ان ألجأ الى الجيش |
| Alacağım ve karşıma çıkan ilk askere saplayacağım bunu. | Open Subtitles | سآخذه ثم عندما أدخل الى المدينة فانني سأعطيه الى أول جندي أقابله |
| İntikam almak istediği için bu askere bu suçlamaları yapmasını emretmiş. | Open Subtitles | لقد أمر هذا الجندي لصنع هذه الادعاءات لأنه يريد الانتقام مني |
| Bu hadise, Gus ve benim, askere yazılmamızı engelleyecek değil ya! | Open Subtitles | آمل أن هذا لا يؤثر عليّ و جاس في فرص التجنيد |
| Bütün Koreli erkekler askere gittikleri için onları kardeşlerim olarak görüyorum. | Open Subtitles | فقط لأن كل الرجال الكوريين يذهبون للجيش أشعر غريزياً أنهم أشقائي |
| Bu çocukların bir çoğu askere bağIı aileler tarafından büyütüldü. | Open Subtitles | معظم هؤلاء الأطفال الذين نشئوا فى عائلات على صلة بالجيش |
| askere gitmeden önce tanıştığın sevimli kızı hatırlıyor musun, | Open Subtitles | هل تذكر الفتاة التى تعرفت عليها قبل ذهابك إلى الجيش |
| O askere yazılmaya yetecek kadar romantik biridir. | Open Subtitles | ربما قد يهرب للانضمام إلى الجيش كبادرة رومانسية |
| askere gittiğimde bana tek bir şey söyledi... | Open Subtitles | الشيء الوحيد الذي قالته لي عندما انضممت إلى الجيش كان |
| senden bir askere yapacağım, anlaşıldı mı? | Open Subtitles | حتى يساعدني يوليوس قيصر، وسوف تجعلك جندي وفهمت؟ |
| Kendini öldürdüğü iddia edilen diğer askere de ne olduğunu çok merak ediyorum. | Open Subtitles | الذي الذي يجعلني أتسائل حول جندي البحرية الآخر الذي قتل نفسه زعما. |
| Hey, lunaparkta bir firarî askere rastlama şansı nedir? | Open Subtitles | انت .. مالشيء الجميل في ان نقابل جندي هارب في الحديقه؟ |
| İnanılmazdı, çünkü bize askere değil, insana hitap etmemiz gerektiğini düşündürdü. | TED | وكان ذلك مذهلاً، لأنه قادنا للتفكير بما يتوجب علينا فعله للحديث مع الإنسان وليس مع الجندي. |
| Bu, şu gördüğün zavallı askere konan bir talih kuşu mu yoksa yokedici bir tuzak mı? | Open Subtitles | إما يبتسم لي الحض في النهاية من هذا الجندي البسيط أو يقوم بالقضاء علي |
| Fakat askere yazıldıktan sonra, her şey daha iyiye gitti, Soo-Hyuk sayesinde. | Open Subtitles | ولكن بعد التجنيد , تحسنت حالته كثيراً والفضل يعود لسو هيوك |
| Yargıç ona bir seçenek sundu: askere ya da hapse girmek. | Open Subtitles | القاضي وضع نصب عينيه خياران اما التطوع للجيش او السجن |
| askere ilk alındığımızda biz üç kardeşin başka şansı yoktu. | Open Subtitles | في اول مره التحقنا بالجيش لم يكن لدينا اي خيار |
| Pekala, teknik olarak Toprak Kraliçesi'nin vatandaşlarını askere almaya hakkı var. | Open Subtitles | حسنا, من الناحيه العمليه ملكه الارض لديها الحق فى تجنيد مواطنيها |
| Menüde yer alan her yemeğin bölükteki her askere özellikle ilk hattakilere ulaşmasını istiyorum. | Open Subtitles | أريد كل بند في القائمة أن يُسلم لكل جنود الفرقة خصوصا أولئك الذين في المواقع المتقدمة |
| Anlaşıldı ki aslında ölmemiş. askere geri alınmış. | Open Subtitles | إتّضح أنّه تمّ تجنيده في ذلك الوقت، لمْ يقتل، |
| Sadece 6 ay beraber olabildik. Daha sonra askere çağrıldı. | Open Subtitles | لقد قضينا معاً فقط ستة أشهر بعدها طلبوه للتجنيد |
| askere nasıl yazıldığınızdan hiç haberim olmadığını şimdi fark ettim. | Open Subtitles | أدركتُ الآن أنّي لمْ اسمع قط كيف تمّ تجنيدك في الجيش. |
| Özel sözleşmeli bir askere göre oldukça hızlı geldin buraya. | Open Subtitles | لم أكن أتوقع لجندي عسكري متعاقد يصل إلى هنا بهذه السرعة. |
| Milyonlarca erkek askere gider, silah fabrikalarinda ise bunlarin yerine 6 milyon kadin gider. | Open Subtitles | جند ملايين الرجال بينما ذهبت 6 ملايين امرأه ليحللن محلهم كعاملات فى مصانع السلاح |
| Rusya'nın işgali için her askere ihtiyaç var. | Open Subtitles | اٍننا سنحتاج اٍلى كل جندى متاح اٍذا أردنا هزيمة موسكو |
| Yeniden askere alınma durumuma bakıldığında değişiklik yok Binbaşı. | Open Subtitles | لكن فيما يتعلق بإعادة تجنيدي فهذا مستحيل أيها الرائد |