| aynı ismi kullanarak kredi kartını kullanmış dün bir otel odası ayarlamış. | Open Subtitles | ثمّ إستخدمت بطاقة إئتمان تحت نفس الاسم البارحة لحجز غرفة في فندق |
| Pek de öyle sayılmaz, onunla aynı ismi paylaşıyoruz. | Open Subtitles | وليس غريبا الكلي، نفعل تشترك في نفس الاسم. |
| "Bu nedenle, aynı ismi taşıyan kişiler etkilenmez." | Open Subtitles | وتبعاً لذلك, الأشخاص الذين يحملون نفس الاسم لن يصابو بأي ضرر |
| Ama sen bu adamla aynı ismi taşıyorsun ama renginiz bile aynı değil. | Open Subtitles | لديكم نفس الإسم و لستم حتى بنفس لون البشرة |
| Tesadüfen aynı ismi paylaştığınız kurgusal bir karakter sadece. | Open Subtitles | إنه مجرد شخصية وهمية قد صادف أنها حملت نفس الإسم |
| Ve defalarca aynı ismi sayıkladıkça... | Open Subtitles | وعندما إستمر بتمتمة الاسم نفسه مراراً وتكراراً |
| Yine bu isim "Will, Will, Will" devamlı aynı ismi çıkartan küçük, suçlu bir bilgisayar gibi. | Open Subtitles | مذنب قليلا الكمبيوتر متشابه من نفس الاسم ويــــل ويل ويـــــل |
| Bu yüzden ikinize de aynı ismi verdim. | Open Subtitles | لهذا منحتكما أنتما الإثنين نفس الاسم. |
| Evet... Lindso... Lindsay Lohan'la aynı ismi taşıyor olmak çok havalı olmalı. | Open Subtitles | لذا " ليندسي " يبدو من الجيد ان يكون لديك نفس الاسم الذي تحمله " ليندسي لوهان " |
| aynı ismi paylaşmıyor musunuz? . | Open Subtitles | ولكن انتم تشتركان في نفس الاسم. |
| Ya da en azından aynı ismi iki kez kullanmamıştır. | Open Subtitles | او نفس الاسم مرتين |
| Olsa bile neden ikisine de aynı ismi versinler ki? | Open Subtitles | ولماذا لدينا نفس الاسم ؟ |
| Abisi, amcan ve aynı ismi taşıyan birinden bahsediyor. | Open Subtitles | إنّه يتحدث عن أخيه الأكبر و عمّك أيضاً يحمل نفس الإسم |
| İkimizde aynı ismi düşünmüşüz. | Open Subtitles | فكرنا في نفس الإسم معاً |
| aynı ismi kullanarak almaya çalışabilir. | Open Subtitles | وربما حاول الحصول على واحد باستخدام ذلك الاسم نفسه |
| aynı ismi taşıyan bir adam ölmüş yıl 1941'de. | Open Subtitles | رجل يحمل الاسم نفسه توفي في العام 1941 |