| Allah aşkına, bizi burada bırakamazsınız. - Hazır. | Open Subtitles | لرحمة الله لا يمكنكم تركهم هنا- استعدوا- |
| Hayır, hayır, hayır, durun, durun, beni burada bırakamazsınız. | Open Subtitles | لا لا لا لا , انتظر لا يمكنكم تركي هنا |
| Sen neden söz ediyorsun? - Bizi bırakamazsınız! | Open Subtitles | مالذي تقوله ، لا يمكن أن تتركنا |
| Çok güzel de bir kurdu sonsuza kadar içinde bırakamazsınız. | Open Subtitles | هذا عظيم، لكن لا يمكنك ترك دودة داخله إلى الأبد. |
| Beni orada yalnız bırakamazsınız. Neler olacağını bile bilmiyorum! | Open Subtitles | لا يمكنك تركي بمفردي في الداخل، لا أعرف ما يحصل |
| Bu kadar köpeği şehirde başıboş bırakamazsınız. - Bize bir şans daha ver. | Open Subtitles | لا يمكنك إطلاق هذه الكلاب لتجوب المدينة، أمهلنا فرصة أخرى |
| Beni bu şekilde, boşlukta yapayalnız bırakamazsınız. | Open Subtitles | لا يمكنك أن تتركني بهذه البساطة وحيدةً بالكامل وسط هذا الفراغ |
| Bizi böyle bırakamazsınız. | Open Subtitles | أنتم يا رجال لا يمكن أن تتركونا هنا بمثل هذا الحال |
| Öylece bırakamazsınız. | Open Subtitles | لا يمكنكم أن تتوقفوا بهذه البساطة |
| Çocukları burada yalnız bırakamazsınız. Anneleri yanlarında olmalı. | Open Subtitles | لا يمكنكم فصل الأطفال عن أمهاتهم. |
| Lütfen beni ortada bırakamazsınız. | Open Subtitles | .رجاء, لا يمكنكم بأن تقبضوا عليّ |
| Bizi yarı yolda bırakamazsınız. Lütfen. | Open Subtitles | أرجوك لا تتركنا نسقط أرجوك؟ |
| Bizi böylece bırakamazsınız. Lütfen. | Open Subtitles | أرجوك لا تتركنا نسقط أرجوك؟ |
| Bizi burada yalnız bırakamazsınız! | Open Subtitles | لا يمكنك أن تتركنا هنا لوحدنا! |
| Onunla konuşabilirim. Ufak bir notla öyle bırakamazsınız. | Open Subtitles | يمكنني التحدث إليها لا يمكنك ترك العمل دون سابق انذار |
| -Aracınızı oraya bırakamazsınız. -Çektir o zaman. | Open Subtitles | ـ لا يمكنك ترك السيّارة هكذا ـ قم بسحبها |
| Çocuğumu gece vakti ormanda tek başına bırakamazsınız. | Open Subtitles | لا يمكنك ترك ابنتي هناك لوحدها لقضاء الليل لوحدها في الغابه |
| Hayır, beni burada bırakamazsınız! Durun! | Open Subtitles | لا، لا يمكنك تركي هنا توقف عن ذلك |
| Beni orada bırakamazsınız. | Open Subtitles | لا يمكنك تركي هنا. |
| Beni burada yalnız bırakamazsınız. | Open Subtitles | لا يمكنك تركي لوحدي هنا. |
| O adamı bırakamazsınız. Kız kardeşimi öldürdü. | Open Subtitles | لا يمكنك إطلاق سراح هذا الرجل لقد قتل أختي |
| Beni böyle bırakamazsınız. | Open Subtitles | لا يمكنك أن تتركني |
| Bizi burada silahsız bırakamazsınız! | Open Subtitles | لن تتركونا هنا من غير سلاح! |