| Banliyölerin insanı uyuşturan boğuculuğu yerine Başkentin vahşi sarsıntısını tercih ederim. | Open Subtitles | أنا أختار بأن لا أعيش مختنقة مخدرة في هذه الضواحي لكن بأن أعيش في صخب العاصمة |
| Asiler ana şehir merkezlerini ele geçirdi, Başkentin bir kısmı da buna dahil. | Open Subtitles | الثوار إحتلوا مراكز التحكم في مدن راند الرئيسية بالإضافة إلى أجزاء من العاصمة نفسها |
| Bu suçlardan sorumlu olan adamın Başkentin merkezinde çalıştığına inanıyoruz. | Open Subtitles | نعتقد أن الرجل المسؤول عن هذه الجرائم ، يعمل بهضبة العاصمة أو بجوارها |
| Eğer ufacık bir an için bile Başkentin insaflı olduğunu düşünüyorsanız kendinizi kandırıyorsunuz. | Open Subtitles | لو فكرتم ولو للحظة أن الكابيتول ستعاملنا بعدل اذاً أنتم تكذبون على أنفسكم |
| Bu adamların işe alınma sebebi ve işten kovulma sebebi aynıdır Başkentin adını temiz kalmasıdır. | Open Subtitles | وُوظِفوا لنفس السبب الذي ُطرِدوا به لجعل عاصمة النحاس الأصفر نظيفة |
| Başkentin eşiğine düşmediği sürece buna vandalizm denemez. | Open Subtitles | إلا إذا سقطت على عتبة عاصمتنا هذا ليس تخريب |
| Bir yılı aşkın süredir, ajanlarımız Başkentin kilit noktalarını kontrol ettiler. | Open Subtitles | لمدة سنة كاملة ظل جواسيسنا يفتشون العاصمه |
| Başkentin tarihi mahallerindeki dar sokaklar çok değişik bir canlı türünün yuvasıdır. | Open Subtitles | دائما العاصمة القديمة موطن مخلوق مختلف جدا. |
| Başkentin en varlıklı ailelerinin oturduğu sitelerden biri. | Open Subtitles | واحد من أغنى المجتمعات المغلقة. في ضواحي العاصمة. |
| Filistinliler en son Başkentin 1600 km. güneyinde görülmüş. | Open Subtitles | الآن، آخر موقع الفلسطينين المعروف هو آلاف الأميال جنوب العاصمة |
| Başkentin kaygan yollarında tipik bir polisten kaçma vakası. | Open Subtitles | متهم هارب من الشرطة و كان متهم في مطاردة عالية السرعة على طرقات العاصمة المنزلقة |
| Başkentin gölgelerinde gizlenmiş, hâlâ birkaç içki arkadaşın olduğuna eminim. | Open Subtitles | أنا واثقة من أنك لا يزال لديك أصدقاء سكاري يتوارون تحت ظلال العاصمة. |
| Bugün mü? Başkentin yarısı Senatör Reeves'i anma merasiminde. | Open Subtitles | نِصْف العاصمة في مراسم تكريم عضو مجلس الشيوخِ رييفز |
| O ve ortağının dikkat çekmeye çalıştığı şey ne ise, ...Başkentin konumu için de önemli olmalı. | Open Subtitles | ايا كانت وجهة النظر التي تحاول ان تثبتها مع شريكها انها هامة بحيث ان العاصمة هي الهدف |
| Başkentin güneydoğusunda yanmış şekilde. İnceliyoruz. | Open Subtitles | محروقة فى جنوب شرق العاصمة نحن نقوم بالتعامل معها الان |
| "Bir ulusun endüstrisini geliştirmekteki en akıllıca işlem ülkenin başkentini geliştirmek değil Başkentin daha büyük bir kesiminin başka şekillerde olabileceğinden daha daha aktif ve üretken olmasını sağlamaktır." | Open Subtitles | إنها ليس بزيادة قيمة عاصمة بلد بل بإستغلال أفضل جزء من العاصمة كن نشيط ومُنْتِج أكثر من أي شئ اخر |
| Ben Başkentin merkezi bir mahallesinde büyüdüm. | Open Subtitles | أنا نشأت في الأحياء الصناعية في العاصمة. |
| Başkentin 12 bombardıman uçağı 3. sektör üzerinde saldırı pozisyonu aldılar. | Open Subtitles | هناك 12 من فجرين الكابيتول يتجهون للقطاع الثالث في وضعية الهجوم |
| 5. mıntıkadaki barajın yıkılması Başkentin büyük bölümünün elektrik kesintisine sebep oldu. | Open Subtitles | السد الذي تدمر في المقاطعة 5 قضى على معظم الكهرباء في الكابيتول |
| Bugün androidler ve liberal sempatizanlar Başkentin sokaklarına akın etti. | Open Subtitles | غمر الروبوتات و المتعاطفون المتحررون شوارع عاصمة الدول اليوم |
| Büyük bir Başkentin acımasız sokaklarını karış karış dolaşarak, bilinmeyen bir kızı aramak. | Open Subtitles | تمشيط الشوارع القذرة البحث عن فتاة مجهولة في عاصمة كبيرة |