Çünkü kompleks bir hareketi taklit etmek karşımdakinin bakış açısına adapte olmamı gerektirir. | TED | لانه لكي تُقلد فعل مُعقد يتوجب عليك أن تتبنى وجهة نظر الشخص الآخر |
Rembrandt Hristiyan bakış açısına göre bir propagandacı. | TED | الفنان ريمبراندت ممارس للدعاية من وجهة نظر مسيحية |
Fakat her zaman yeni bir bakış açısına ihtiyacınız olduğunu fark edemezsiniz. | Open Subtitles | {\cH2BCCDF\3cH451C00}لكن لا تستطيع دائمًا الشعور بحاجتك لمنظور جديد |
Çünkü bunu görebilmek için yeni bir bakış açısına ihtiyacınız vardır. | Open Subtitles | {\cH2BCCDF\3cH451C00}،لأنك، حسنا تحتاج منظورًا جديدًا {\cH2BCCDF\3cH451C00}.لتتمكن من رؤية ذلك |
Onların bakış açısı buydu. Doğaya karşı romantik bir bakış açısına sahip değillerdi. | Open Subtitles | وهذه كانت وجهة نظرهم فلم تكن ليهم تلك النظرة الرومانسية نحو الطبيعة |
Kadınlarla ilgili böyle sapık bakış açısına sahip insanlar da varmış demek, seni hasta orospu çocuğu. | Open Subtitles | أنت لن تلتقي بأية إمرأة... طالما أن لديك هذه العقلية عن النساء, يإبن العاهرة اللعين |
Fakat bakarsanız, bu bakış açısına sahip olursanız, son 60 yılda, ne olduğunu görebilirsiniz. | TED | ولكن اذا نظرتم , إذا كانت لديك وجهة النظر هذه, سوف يكون بإمكانك ترى ما حدث في السنوات الستّين الماضية. |
Onların bakış açısına göre, bu seçimlerin sağlık ile hiçbir alakası yok; sadece sevdikleri için seçiyoralr. | TED | ومن وجهة نظرهم، أن هذه الاختيارات ليس لها علاقة بالصحة. هم فقط يُعجبهم ما يُعجبهم. |
Latnok'takiler kötü değiller, sadece soğuk bir bakış açısına sahip bilim adamları. | Open Subtitles | الافراد في لاتنوك ليسوا بالسيئين , إنهم ببساطة علماء بوجهة نظر علمية مخبرية |
Ben tıbbi ressamım. ve biraz farklı bir bakış açısına sahibim. | TED | أنا أرسم للطب، وأتيت من وجهة نظر مختلفة قليلاً. |
Ve hemen videonun dengesiz yapısının, bir izleyicinin varlığına ve subjektif bir bakış açısına işaret ettiğini görürsünüz. | TED | و أنت ترى فوراً كيف أن الطبيعة المهتزة للفيديو تدل على وجود مشاهد و على وجهة نظر شخصية. |
Eğer kendi hikâyenize başka bir kişinin gözünden bakıp hikâyeyi onun bakış açısına göre yazsanız nasıl olurdu? | TED | ما الذي يحصل إذا نظرت إلى قصّتك وكتبتها من وجهة نظر شخص آخر؟ |
Bu halk sağlığı bakış açısına göre bu hiç de mantıklı değil. | TED | وهذا امرٌ غير منطقي على الاطلاق من وجهة نظر الصحة العامة |
Bir seks işçisinin bakış açısına göre, politikacılar mantıklı davranmıyor. | TED | هذه وجهة نظر بائعة الهوى اذا السياسيون يقومون بخيارات لا عقلانية |
Kamu sağlıkçılarının bakış açısına göre, bağımlılar aptalca şeyler yapıyor. | TED | ومن وجهة نظر مهوسي الصحة العامة فإن المدمنين هم الذين يقومون بخيارات حمقاء |
Fakat her zaman yeni bir bakış açısına ihtiyacınız olduğunu fark edemezsiniz. | Open Subtitles | {\cH2BCCDF\3cH451C00}لكن لا تستطيع دائمًا الشعور بحاجتك لمنظور جديد |
Atlantis yeni bir bakış açısına muhtaç. | Open Subtitles | (أطلانطس) متعطشة لمنظور جديد |
Çünkü bunu görebilmek için yeni bir bakış açısına ihtiyacınız vardır. | Open Subtitles | {\cH2BCCDF\3cH451C00}،لأنك، حسنا تحتاج منظورًا جديدًا {\cH2BCCDF\3cH451C00}.لتتمكن من رؤية ذلك |
Onların bakış açısına göre ihanete uğramış gibi hissediyorlar. | Open Subtitles | من وجهة نظرهم لقد تم خيانتهم |
Kadınlarla ilgili böyle sapık bakış açısına sahip insanlar da varmış demek, seni hasta orospu çocuğu. | Open Subtitles | أنت لن تلتقي بأية إمرأة... طالما أن لديك هذه العقلية عن النساء, يإبن العاهرة اللعين |
Sadece sizin kitaplarınızda aklı başında bir bakış açısına rastladım. | Open Subtitles | فقط وجدت لديك وجهة نظر منطقية |
Latnok'takiler kötü değiller, sadece soğuk bir bakış açısına sahip bilim adamları. | Open Subtitles | الافراد في لاتنوك ليسوا بالسيئين , إنهم ببساطة علماء بوجهة نظر علمية مخبرية |