| Varlıklı bir aileye sahip olmanın bazı avantajları vardır. | Open Subtitles | حسناً، هناك بعض الفوائد عندما يكون لديكِ أباء أغنياء. |
| CIA'de çalışmanın bazı avantajları var. | Open Subtitles | العمل للمخابرات المركزية له بعض الفوائد |
| Çalışma yerimin bazı avantajları var. | Open Subtitles | هنالكَ بعض الفوائد في محل عملي |
| Gördün mü, Jennings? Hasta listesinde olmanın bazı avantajları da varmış. | Open Subtitles | أترى , هناك بعض المزايا بالتواجد فى قائمة المرضى |
| Evet ve dostluğumuzun da bazı avantajları olacağını umuyorum. | Open Subtitles | نعم, و انا اعتقد ان صداقتنا سوف يكون لها بعض المزايا |
| -Eminim bu durumun bazı avantajları vardır, mesela belki yüzme gibi. | Open Subtitles | أنا متاكده من أن هناك بعض المزايا من ذلك، مثل مثلاً السباحـة. |
| Emekli olmanın bazı avantajları var. | Open Subtitles | هنالك بعض المميزات في التقاعد. ليس هذا ما شعرت به عندما غادرت. |
| - Aynı tarafta olmanın bazı avantajları var. - Ne gibi? | Open Subtitles | -هناك بعض الفوائد لتوحيدنا صفوفنا |
| - bazı avantajları var. | Open Subtitles | -هناك بعض الفوائد |
| bazı avantajları da yok değil. | Open Subtitles | هناك بعض الفوائد من تركه... |
| Benim eşim olmanın bazı avantajları olmalı. | Open Subtitles | يجب أن يكون هناك بعض المزايا لكونك زوجتي. |
| Dediğin gibi, Herondale soyundan gelmenin bazı avantajları var. | Open Subtitles | كما قلت، كوني من آل "هيروندايل" يترافق مع بعض المزايا. |
| Ama bu yüksekliğin de muhakkak bazı avantajları var. | Open Subtitles | ولكن هناك بعض المميزات لهذا الإرتفاع |
| Hadi, bazı avantajları olması lazım. | Open Subtitles | هيّا، لا بد إنّ هذا يعطي بعض المميزات |