| Bir yıl bile beklemek istemiyorum. Bebek istediğini söylüyorsun... | Open Subtitles | لكني لا أريد أن أنتظر عاماً لقد كنتَ تقول أنك تريد أطفالاً على الفور |
| Şu anda sana karşı hissettiklerimi söylemek için on yıl beklemek istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد أن أنتظر عشر سنوات لأخبرك عما أشعره نحوك الان |
| beklemek istemiyorum. Hemen istiyorum! Çocukların da gömesini istiyorum. | Open Subtitles | لا أريد الانتظار ، اريدها الآن أريد الأطفال أن يروها |
| Trepkos'un, Pierce ve Erikson'a yaptığını bana da yapmasını beklemek istemiyorum, hepsi bu. | Open Subtitles | أنا فقط لا أريد الإنتظار لتريبكوس إلى يعمل لي ما هو لثقب وإريكسون. |
| Ve ben de seni sonsuza kadar evde beklemek istemiyorum. | Open Subtitles | و لا اريد ان انتظر للأبد من اجل ذلك المنزل |
| beklemek istemiyorum. Biriyle tanışmak istemiyorum, tamam mı? | Open Subtitles | أنا لا أريد الأنتظار وأرى ماسيحدث أنا لا أريد مقابلة اي شخص اخر , حسناً؟ |
| Kocamın son arzusunu yerine getirmek için bir yıl daha beklemek istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد أن أنتظر عاماً آخراً لأكرم آخر رغبات زوجي |
| Daha fazla beklemek istemiyorum. Yeterince bekledik. | Open Subtitles | لا أريد أن أنتظر بعد الآن لقد انتظرنا لوقتاً طويلاً |
| Daha fazla beklemek istemiyorum. Yeterince bekledik. | Open Subtitles | لا أريد أن أنتظر بعد الآن لقد انتظرنا لوقتاً طويلاً |
| İki yıl beklemek istemiyorum ben. | Open Subtitles | لحظة ، لحظة لحظة ، أنا لا أريد أن أنتظر سنتان من أجل ذلك |
| Her yönden korku üzerime doğru geliyor ve bana ulaşıp beni ele geçirmesini beklemek istemiyorum. | Open Subtitles | و لا أريد الانتظار حتى يصل اليّ الخوف و يقهرني |
| beklemek istemiyorum. Zamanlaması bundan daha iyi olacak diye bir kaide yok. | Open Subtitles | لا أريد الانتظار فلن يكون التوقيت مناسبًا أبدًا |
| Çavuşla bunu konuştuk, doğum günüme kadar bekleyebilirim ama ben beklemek istemiyorum. | Open Subtitles | أنا والرقيب ناقشنا ذلك، ويُمكنني الانتظار حتى عيد ميلادي، ولكنّي لا أريد الانتظار. |
| evimin çalışıp çalışmadığını öğgrenmek için bir sonraki Katrina'yı beklemek istemiyorum. | TED | سبب أهمية ذلك هو أنني لا أريد الإنتظار لإعصار كاترينا القادم لأعرف اذا كان منزلي سيصمد. |
| Bu iyi değil. Gerçekten çöküyorsa beklemek istemiyorum. | Open Subtitles | لا هذا خطأ اذا كان انهار حقا لا اريد ان انتظر حتي المساء |
| - Sadece artık beklemek istemiyorum. | Open Subtitles | فقط لا أريد الأنتظار بعد الآن حسنا. |
| Hayır, anne, hayır. Herhangi birşey için artık beklemek istemiyorum. | Open Subtitles | لا يا أمي، لن أنتظر اكثر من ذلك من أجل لا شيء |
| Artık telefon etmeni beklemek istemiyorum. | Open Subtitles | لم أعد أريد انتظار اتصالك بعد الآن |
| Geç kalmayın! Fazla beklemek istemiyorum. | Open Subtitles | لا تتأخرى فأنا لا أحب الإنتظار |
| Burada ölmeyi beklemek istemiyorum. | Open Subtitles | بالله عليك يا(كابتن) فلا أحب أن أبقى هنا حتى أموت |
| Ayak altında dolanıp, beni dışarı atmasını beklemek istemiyorum. | Open Subtitles | لن أبقى حتى يطردني |
| beklemek istemiyorum, sadece ona tamam olduğunu söyle. | Open Subtitles | انا لا اريد الانتظار , اخبره اني موافق سوف اكون هناك غداً |
| Artık beklemek istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد الإنتظار طويلاً |